Gönüllere İnen Ses
30 Ramazan 1431
09 Eylül, 2010, 12:24:57 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Kerâmet Haktır
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 513 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kerâmet Haktır  (Okunma Sayısı 513 defa)
16 Ekim, 2009, 12:16:34
Erguvan

Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 31

Konu Sayısı: 1462 Mesaj Sayısı: 2459

Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar

Online

Uyarı Puanı:
%0
« :»

          Kerâmet Haktır

   Şeyh efendilerin ferâset yolu ile insanların kalblerinden geçenleri haber vermeleri sayılamayacak kadar çoktur. Ayrıca Hızır (a.s.)’ı görmeleri, ondan bir şeyler sormaları, boşluktan ses duymaları ve benzerî çeşitli kerâmet rivâyetleri de vardır.

Kerâmeti isbât için kimsenin inkâr edemeyeceği kuvvetli iki delîl vardır:

1- Sâdık rü’yânın acâyib hâlidir. Rü’yâ hâlinde gayb tecellî ediyor. Rü’yâda tecellî ederse uyanıklıkta niçin tecellî etmesin? Uyku ile uyanıklık arasında duyu organlarının durgunluğundan başka bir fark yoktur. Rü’yâda olan adam duyu işleri ile meşgûl olmaz. Hâlbuki nice uyanık kimseler vardır ki onlar da dalgınlıkları sebebiyle duyularından haberleri bile olmaz. Söyleneni de duymaz, yanından geçeni de görmez.

2- Resûl-i Ekrem (s.a.v.)’in gaybden ve gelecekten haber vermesi gibi. Nitekim Kur’ân-ı kerîm bunu açıkça ifâde etmektedir. Peygamber (s.a.v.) hakkında câiz olunca, ümmeti hakkında da buna inanmak câizdir. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) işlerin hakîkatleri kendisine keşfolunan ve halkın ıslâhı ile meşgûl olan bir insandır. Halkın ıslâhı ile meşgûl olmayan bir insana keşif yapılması niçin muhal olsun? Elbette bunlara da keşif yapılır. Ancak bu gibilere Nebî değil, velî denilir.

Pey­gamberlere ve sâdık rü’yâlara inanan kimse, kalbinde biri hislere açılan dış kapusu ve biri de melekût âlemine açılan iç kapusu olduğuna inanır. İşte bu kapu ilhâm kapusu ve kalbe üfürülen kapudur. Buradan kalbe vahiy ilhâm olunur. Bunlara da inandıktan sonra ilimleri mutlakâ bilindiği gibi öğrenmek sûretiyle elde etmek lâzım geldiğine tahsîs etmek mümkün olmaz. Mücâhedenin de ilim yolu olmasını akıl tecviz eder. İşte bu, bizim anlattığımız kalbin görünür ve görünmez âlemlere açılan kapuları olduğunu tenbîh eder. Tâbire muhtaç bir misâl ile rü’yâda bir şey’in keşfolmasının ve çeşitli sûretlerde meleklerin peygamberlere ve velîlere gözükmelerinin sebeblerine gelince, bunlar da kalbin acâyib sırlarındandır.

(İbn-i Âbidîn, 3.c., 57.s.)
Logged

TIKLA İNDİR (Bu Unutulur mu?...)
Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için
Kayıt Olun veya Giriş Yapın
Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yârin kitâb-ı hüsnünün Hayrânı olmuştur gönül
Bülbül gibi gül yüzünün Nâlânı olmuştur gönül...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

SMF 2008 SMF © 2006, Simple Machines LLC