kardelen
Moderator
Özel Kardeş
Rep: 23
Konu Sayısı: 834
Mesaj Sayısı: 1310
Nerden: Medine-i Münevvere
Uyarı Puanı:  %0
|
 |
« :» |
|
Hz. Ömer'in (r.a) İlk Hutbesi
“Ey insanlar! Benim, sertliğimin ve katılığımın farkında olduğunuzu biliyorum. Resûlullâh (s.a.v.) ile beraberken de bu hasletlerim vardı. Onun kölesi ve hizmetçisiydim. Allâh (c.c.)’ün Kitâbında buyurduğu gibi; “Mü’minlere karşı şefkatli ve merhametli”ydim. Her zaman, huzûrunda kınından sıyrılmış kılıç gibi duruyordum. Ancak, beni teskin eder veyâ men ederse, işte o zaman uslu dururdum. Değilse, O (s.a.v.)’in sesini çıkarmamasından istifade ederek, insanların üstüne üstüne giderdim. Resûlullâh (s.a.v.) rûhunu teslim edinceye kadar, hep bu hal üzereydim. O (s.a.v.), benden râzî olarak Rabbine kavuştu. Allâh (c.c.)’e binlerce hamdolsun. Bu sebeple çok bahtiyârım. Kendisinden sonra, halîfesi olan Hz. Ebû Bekir (r.a.)’in yardımcısıydım. Onun şerefini, sükûnetini, yumuşaklığını hepiniz biliyorsunuz. Hz. Ebû Bekir (r.a.)’in de hizmetçisiydim. Onun huzûrunda da kınından çıkmış kılıç gibi hazır dururdum. Onun yumuşaklığını sertleştirmeye çalışırdım. Eğer buna mâni olursa, o zaman geri çekilirdim. Değilse, insanların üstüne üstüne yürürdüm. Hz. Ebû Bekir (r.a.) de, benden râzî olarak rûhunu teslim edinceye kadar bu hal üzere devâm ettim. Bu sebeple Allâh (c.c.)’e binlerce hamdederim, çok bahtiyârım. Bugün ise, işleriniz bana emânet edildi. İçinizden birisinin, “Bu bize sert davranıyor, keşke devlet başkanlığına başkası getirilseydi. Bu, devlet başkanı olduğu müddetçe başımıza gelecekler var!” diyeceğini biliyorum. Bildiğiniz, tecrübe ettiğiniz husûslarda beni kimseye sormayın. Resûlullâh (s.a.v.)’in sünnetini bildiğimden şüpheniz olmasın. Sormadığım takdirde, pişman olacağım her husûsu Resûlullâh (s.a.v.)’e sordum. Biliniz ki, bu sertliğim, hilâfetim sırasında zâlime, mütecâvize karşı ve zayıf bir müslümanın hakkını kuvvetliden aldığım sırada kat kat fazlalaşacaktır. Bu kadar sert olmama rağmen, sizin nâmuslularınızın, çekingenlerinizin ve hakkı teslim edenlerinizin başımın üstünde yeri vardır. Eğer, içinizden biriyle benim ihtilâflı bir mes’elem olursa, istediğiniz birisinin önünde onunla muhâkeme olmaktan kaçınmayacağım.”
(M. Yusuf Kandehlevî, Hadîslerle Müslümanlık, 2.c., 633.s.)
|