|
Deryagül
|
 |
« :» |
|
“Bir hurma da olsa sadaka verin. Çünkü o bir hurma açlığı giderir. Su ateşi söndürdüğü gibi hataları da söndürür, yok eder.”
“Bir hurmanın yarısıyla bile olsa cehennem ateşinden korunun, onu da bulamazsanız tatlı ve güzel söz ile.”
“Kim helâl kazancından -Allâh (c.c.) helâl ve temizi kabul eder- bir sadaka verirse, Allâh (c.c.) onu kabza-i kudretiyle alır. Sizden birinizin deve yavrusunu büyüttüğü gibi, bir hurmayı Uhud Dağı kadar büyütür. (Ve kıyâmet günü sahibine teslim eder.)”
“Çorba pişirdiğin vakit suyunu çok koy ve komşularına bak, (muhtaç olanlara) ondan ver.”
“Kim ki sadakayı güzelleştirir, yani helâlinden, gönlü coşarak güler yüz ve tatlı söz ile verir ve vermekte acele ederse, Allahü Te‘âlâ da onun vereselerini güzelleştirir. Yani evlâdını âfetten muhâfaza eder.”
“(Kıyâmet günü) hesap görülünceye kadar herkes sadakasının gölgesinde olacaktır.”
“Sadaka, yetmiş şerrin kapısını kapatır.”
“Gizli sadaka, aziz ve celil olan Allahü Te‘âlânın gadabını (öfkesini) teskin eder.”
Hangi sadaka daha fazîletlidir? diye sorulur. Resûl-i Ekrem (s.a.v.): “Sıhhatli, malına hevesli, yaşamayı umar, fakirlikten korkar olduğun halde (verdiğin sadakadır). Sakın can boğaza gelene kadar bekleme de o zaman bu falancaya bu filancaya diye vasiyete başlarsın, halbuki vereseye intikal etmiştir.”
(Huccetü’l İslâm İmâm-ı Gazâlî (rh.a.), İhyâ u ‘Ulûmi’d-dîn, 1.c., 625.s.)
|