|
Deryagül
|
 |
« :» |
|
Bu benim kısmetimdir, Allâh’a güvenerek evleneceğim (Akıllı kadın)
Adamın biri tekkelerden birinde vaktini ibâdetle geçirmekte, halkın verdiği sadaka ve şüpheli yardımlarla hayatını sürdürmekte idi. Bu kişi birçok defa evlenmişti. Evlendiği kadınlardan her birisiyle en fazla birkaç gün veyâ bir hafta yaşadıktan sonra ayrılırdı. Özellikle kadın nafaka istemeye başladığı zaman, onu vakit geçirmeden boşardı.
Bir gün bu zat, aklı başında bir kadını ister ve onunla nişanlanır. Çevresindekiler kadına bu adamla evlenmemesini öğütler. Fakat kadın onlara, “Bu benim kısmetimdir. Allâh’a güvenerek evleneceğim” der ve onunla evlenir. Evlendiklerinin ikinci gününde kadın kocasına, “Efendi! Çocuklarının ekmeğini kazanmak için neden çıkıp çalışmıyorsun” diye sorar. Kocası kadına, “Elimde bir sanatım yoktur” der. Kadın, “Şu altın küpeyi al, sat, bununla bize kuru bakla getir” der.
Kocası küpeleri satar, bununla üç sa‘ (tahmînî dört kilo) bakla alır, eve getirir. Karı-koca oturur, baklaları ayıklarlar. Kadın baklaları ıslatıp, haşlar. Ertesi gün kocasına, “Çık, bunları sat” der. Adam da, “Kahvaltılık baklam var” diyerek bunların satışını öğleye kadar bitirmiş olur. Satılmayan baklaları da karısı yağda kavurur, kocasına, “Hiç durmadan bunları al, nasıl satarsan sat. Bunların geliri ile kepek ve ekmek al, gel” der. Adamcağız çıkar, elindekileri ikindi olmadan satar, eve döner.
Bir hafta sonra dostlarından birkaçına rastlar. Onlar, “Hayret ettiğimiz şey şu ki, bu kadın seninle bir hafta nasıl oturdu” derler. Adam onlara, “Size yemîn ederim ki, boşanmak için boş bir vaktim yok. Öğleye kadar haşlanmış bakla, ikindi ezânına kadar da kavrulmuş bakla satmaktayım” diye cevâb verir.
Hakk Te‘âlâ kitâbında: “er-Ricalü kavvâmûne ale’n-nisâi” buyurmaktadır, işte erkeğin kadına göre üstün durumu budur. Kazancı olmayan bir erkek, kadınla aynı basamakta bulunur, bir üstünlük taşımaz.
(İmâm-ı Şa‘rânî, Büyük Ahidler, 395.s.)
|