Gönüllere İnen Ses
15 Rebiü'l-Evvel 1433
09 Şubat, 2012, 02:03:44 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: İyilerle beraber olmak
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 266 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İyilerle beraber olmak  (Okunma Sayısı 266 defa)
14 Ekim, 2009, 15:47:34
Erguvan

Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 35

Konu Sayısı: 1624 Mesaj Sayısı: 2885

Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar

Online

Uyarı Puanı:
%0
« :»

        İyilerle beraber olmak

   Cenab-ı Hakk, Kur’an-ı kerimde: “Sadıklarla (iyilerle) beraber olun” buyuruyor. Bu ilahi emir, gerçekte dinin aslıdır.

İmam-ı Rabbani hazretleri Mektubat’ında buyuruyor ki: “İnsanı, Cenab-ı Hakk’a kavuşturacak her cins ibadet, her cins kemalat üstünde birinci olarak ‘sohbet’ gelir. Sohbetin şartları vardır; bu şartlar ise, diğer ibadetlerin ve kemalatın şartlarından ağırdır. Bu şartların hepsi bir kelimede özetlenebilir ki, o da edebe riayettir.

Edep, iki çeşittir; biri avama, diğeri havasa mahsustur. Herkese ait olan edep, haddini bilmektir. Büyüklerin edebi ise, laf dinleyip itaat etmektir.

Evet; dinimizin aslı, iyilerle beraber olup kötülerden uzaklaşmamızdır. İyilerle beraber olmak, her cins iyi şeydir; kötülerden uzaklaşmak da her cins kötülüktür. Uzaklaşmazsan yaklaşamazsın; genel kaidedir. İnsanoğlu zayıf iradeli olarak yaratılmıştır; üstelik ahlak, bulaşıcıdır. Kötü ahlak ve bilumum kötülükler, en sari (bulaşıcı) hastalıktan daha bulaşıcıdır. Bu, çok önemli tehlikeye işaretle sevgili Peygamberimiz; “Kişinin dini, arkadaşının dini gibidir!” buyurmuştur. Ve, yine İslam âlimleri buyurmuş ki: “Bulaşıcı hastalık sahibiyle arkadaşlık edene, o hastalığın bulaşmama ihtimali vardır; ancak, kötü arkadaşla arkadaşlık edenin, onun huyundan etkilenmeme ihtimali ise yoktur...”

Yine Sevgili Peygamberimiz (aleyhisselam): “Kişi sevdiği ile beraberdir!” buyuruyor. Dünyada kimlerle berabersek, kimleri seviyorsak; Ahirette de onlarla beraber olacağız. Cenneti istiyorsak; sevdiklerimizin ve birlikte olduklarımızın sadık (iyi) olmalarına dikkat edeceğiz.
Netice itibariyle; eden, kendine eder!

Tacı tahtı terk etmiş Behlül Dana, kardeşi, halife Harun Reşid’e gidip sormuş: “Bil bakalım; yerin altında en çok ne var?” Harun Reşid, “Bunu bilmeyecek ne var; elbette ölüler var!” demiş. Behlül, “Bilemedin işte!; en çok sesler var sesler!” demiş. Harun Reşid, “Ne sesi?” deyince; Behlül: “Yerin altındaki ölüleri biliyor ama, seslerini feryatlarını duymuyorsun. Mü’minler feryat ediyor; ‘ah, biz niye daha fazla ibadet yapmadık!’ Kâfirler feryad ediyor; ‘ah, biz niye inanmadık; Allahü tealaya ve peygamberine iman etmedik de bu ateşte yanıyoruz!’ Günahkâr mü’minler ise; ‘keşke bildirilenlere uysaydık da cennettekiler gibi olsaydık!’ Senin kulaklarını servet ve şöhret sağır etmiş; bu feryatları duyamazsın tabii! Sen, duymadıktan sonra, bağıranların suçu ne? Bu sese kulak verin! Orası pişmanlık yeridir; orada pişman olmayan yok. Dünya ise, imtihan yeri; oraya hazırlık dünyada yapılır. Bu dünyada insan ne ekerse, Ahirette onu biçecektir.”
Logged

Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yârin kitâb-ı hüsnünün Hayrânı olmuştur gönül
Bülbül gibi gül yüzünün Nâlânı olmuştur gönül...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

SMF 2008 SMF © 2006, Simple Machines LLC