Gönüllere İnen Ses
2 Recep 1433
23 Mayıs, 2012, 23:23:20 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Bir koku duyuyorum!
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 308 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bir koku duyuyorum!  (Okunma Sayısı 308 defa)
13 Ekim, 2009, 06:55:58
Deryagül

Hüzn-ü Hazan
Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 32

Konu Sayısı: 1309 Mesaj Sayısı: 2245

Nerden:
Medine-i Münevvere


Online

Uyarı Puanı:
%0
« :»

        Bir koku duyuyorum!

   Muhammed Baba Semmasi hazretleri, Ali Ramiteni hazretlerinin “rahime-humullahü teâlâ” sohbetinde yetişti.
Kasr-ı hinduvan diye bir köy vardı ki, Behaeddin Buhari hazretleri bu köyde doğmuştur.
Muhammed Baba Semmasi hazretleri ne zaman bu köyden geçecek olsa;
- Bana, buradan güzel bir koku geliyor. Bu köyden çok büyük bir evliya zuhur eder ve bütün cihana nur ve feyiz saçar, derdi.
Bir gün, yolu bu köye düşmüştü yine.
Yanındakilere dönüp;
- O koku fazlalaşmış. Öyle zannederim ki, o cevher dünyaya gelmiştir, buyurdu.
Gerçekten de doğmuştu Behaeddin.
Üç gün olmuştu dünyaya geleli.

Dedesi, onu kucağına alarak, Muhammed Baba Semmasi hazretlerine götürdü doğruca.
Büyük veli onu görünce çok sevinip;
- Biz bunu evlatlığa kabul ettik, buyurdu.
Sonra Emir Külal’e dönüp;
- Ey oğlum! Bunun yetişmesini, sana ısmarlıyorum, buyurdu.
Behaeddin Buhari, evlenme çağına gelince, hocası Muhammed Baba Semmasi hazretlerinin dergâhına geldi.
Huzuruna çıkmadan önce mescide girdi.
Orada secdeye kapanarak;
- İlahi, belalara, sıkıntılara sabredebilmem için, bana güç kuvvet ver, diye dua etti.
Sonra girdi üstadının huzuruna.
Hocası Onu görünce;
- Evladım, öyle dua edilmez, buyurdu. Allah’tan bela değil, afiyet istenir.
Beraber yemek yiyip, çok iltifatına kavuştu.
Gözü, Ondan başkasını görmüyordu.

Giderken, Hocası ona bir ekmek verip;
- Bunu al, yolda lazım olur, buyurdu.
Behaeddin; “Yemeği yemiştik. Bu ekmek niye lazım olsun ki?” diye düşündü.
Yolda misafir oldu bir fakirin evine.
Öyle ki, bir ekmek dilimine muhtaçtı zavallı.
Ekmeği ona verip, anladı bu işin hikmetini.
Üstadına sevgisi kat kat oldu böylelikle.
Logged

Beni bir ben bilirim, bir de Yaradan,
Bana bir ben gerek, bir de beni anlayan...

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

SMF 2008 SMF © 2006, Simple Machines LLC