Deniz Nasıl Kudurursa Öylece Kuduran Fitne
Fitne, aslında imtihan ve haber vermektir ki Türkçe’si, sınama demektir. Fitnenin muhtelif mânâsı vardır:
1. Küfür, dalalet.
2. Rüsvaylık
3. Belâ ve azab dünya fitnesi ve kabir fitnesinden kastedilen budur
4. Savaşmak, iç savaş
5. İnsanın hâlinin iyilikten kötülüğe dönmesi
6. Bir şeyi beğenip kalbin ona meyli ve muhabbet eylemesi
Evladın ve kadının fitne olması bu yöndendir. İnsanın âilesi yüzünden fitnesi, onlardan dolayı helal olmayan söz söylemesi, helal olmayan iş işlemesi; malı yüzünden fitnesi, alması helal olmayan malı alıp helal olmayan yerlere sarfetmesi; evlâdı yüzünden fitnesi, onlara aşırı muhabbetle beraber birçok hayrata onların yüzünden fırsat bulamaması, yahut onları geçindireceğim diye, helâle, harama bakmaması; komşusu yüzünden fitnesi, zengin olmasına hoş nazarla bakmayıp hasedde bulunmasıdır. Sâhib-i Sırr-ı Rasûl Huzeyfetu’l-Yeman (ra) şöyle demiştir:
Birgün Emîrü’l-Mü’mîn Ömer (ra)’in yanında oturuyorduk.
- Rasûlullah (sav)’ın fitne hakkındaki sözlerini bakalım hanginiz bellemiş, diye sordu.
Dedim ki, - Ben. Hem de nasıl söylediyse öylece.
Hz. Ömer (ra), - Söz söylemeye amma da cüretin varmış, dedi.
Dedim ki, - İnsanın; ehli, malı, evlâdı, komşusu yüzünden dûçar olduğu fitneye; namaz, oruç, emr-i bi’l-ma’rûf nehy-i ani’l-münker keffâret olur.
Hz. Ömer, - Hayır, sormak istediğim bu fitne değil. Deniz nasıl kudurursa öylece kuduran fitnedir, dedi.
Huzeyfe, - Yâ Emira’l-Mü’minîn! O fitneden sana bir şey yok. Çünkü muhakkak seninle onun arasında bir kapı vardır, dedi.
Hz. Ömer (ra), - Kapı kırılacak mı, açılacak mı, diye sordu.
Huzeyfe, - Kırılacak, dedim. - Demek ki tâ kıyamete kadar kilitlenemeyecek, dedi.
Birisi Huzeyfe’ye, - Ömer kapıyı bilir mi, diye sordu.
- Evet. Yarından evvel bu akşamın geleceğini bildiği gibi biliyordu. Benim ona söylediğim sözde de yalan yanlış yoktur, dedi.
- Ya kapı kimdir, diye sordular.
- Ömer’in kendisidir, cevabını verdi. (Tecrid, 2/382) Huzeyfetü’l-Yeman Hazretleri, Rasûlullah (sav)’in mahrem-i esrârı olup münafıkların hallerine ve ileride ortaya çıkacak fitnelerin tafsiline fazlasıyla muttalî idi. “Kıyâmete kadar olmuş olacakları Rasûlullah (sav) bana söyledi.” dermiş.
Hz. Ömer (ra), Medine’de bir cenâze olsa, Huzeyfe (ra)’yi gözetler ve onu cemaat arasında görmezse ölenin münafık olmasından şüphe ederek namazını kılmazmış.
Anlaşılıyor ki, Huzeyfe (ra)’nin Muhbir-i Sâdık Rasûlullah (sav)’tan öğrendiğine göre Hz. Ömer (ra)’in vücûdu, fitneye karşı şiddetli bir sed imiş. O hayatta oldukça korkunç fitneler ortaya çıkmayacakmış. Onun için, “Ondan sana bir şey yok.” demiş
Mahmud Sami RAMAZANOĞLU(k.s.) Musahabe