Gönüllere İnen Ses
2 Recep 1433
23 Mayıs, 2012, 22:51:52 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: İlk şeyhülislâm Molla Fenârî Hazretleri
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 509 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İlk şeyhülislâm Molla Fenârî Hazretleri  (Okunma Sayısı 509 defa)
29 Haziran, 2009, 18:04:09
Erguvan

Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 35

Konu Sayısı: 1651 Mesaj Sayısı: 2996

Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar

Online

Uyarı Puanı:
%0
« :»

         İlk şeyhülislâm Molla Fenârî Hazretleri

     Molla Fenârî hazretleri Osmanlı Devletinin ilk şeyhülislâmıdır. İsmi Muhammed olup, babasının adı Hamza’dır. Nisbeleri Rûmî ve Fenârî, lakabı Şemsüddîn’dir. 1350 (H.751) senesinde Fener köyünde doğdu. Bu köyde doğması veya babasının fenercilik sanatıyla meşgûliyetinden dolayı “Fenârî” nisbetiyle meşhur oldu.


1424 (H.828) yılında Sultan İkinci Murâd Hân, bu zatı ilk şeyhülislâm olarak tâyin etti. Bu vazifeyi, adâlet ve hak üzere altı sene yaptı. Devletin mühim işlerinde, sultanlar ve devlet adamları kendisiyle istişâre ederek, ilminden ve isâbetli görüşlerinden istifâde etmişlerdi. Molla Fenârî, ders okutmasının yanı sıra, fetvâ işlerini ve Bursa kadılığını da birlikte yürütürdü...


Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddîn Fenârî’nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın vezîri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenârî’ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; “Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım” demişti. Bu söz Molla Fenârî’nin kulağına ulaşınca; “O kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk’ın kapısından ümîdim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim” dedi...

Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz; “Tâhâ sûresini tefsîr eyle!” diye buyurunca; “Yüksek huzûrunuzda, Kur’ân-ı kerîmi tefsîr etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor” demişti. Peygamberlerin tabîbi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek ağzının suyu ile ıslattıktan sonra gözlerinin üzerine koydu. Molla Fenârî uyanınca, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamukları saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti...



Tam o günlerde, vezîr Hacı İvâz Paşa gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenârî kıldırdı...

Molla Fenârî hazretleri, 1431 (H.834) senesi receb ayında Bursa’da vefât etti. Kabri, Bursa’da Keşîş Dağı eteğinde, Maksem adı verilen Bursa’nın en yüksek semtinde yaptırdığı mescidin yanındadır. Câminin yanında bir de medresesi vardır. Ayrıca birçok hayır işleri de gerçekleştirmişti.
Logged

Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yârin kitâb-ı hüsnünün Hayrânı olmuştur gönül
Bülbül gibi gül yüzünün Nâlânı olmuştur gönül...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

SMF 2008 SMF © 2006, Simple Machines LLC