Erguvan
Emektar Yönetici
Süper Kardeş

Rep: 35
Konu Sayısı: 1651
Mesaj Sayısı: 2996
Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar
Uyarı Puanı:
%0
|
 |
« :» |
|
Kıyamet günü ezberlenen her ayet içinde bir derece verilecektir
Kur'ân, okunduğu yere huzur, mutluluk ve bereket getirir. Cinnî ve insi şeytanlara karşı onları korur. Peygamber Aleyhissalâtu Vesselâm Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:
"Kur'ân okunan evin hayrı artar; oturanları sıkmaz. Böyle evlere melekler toplanır, şeytanlar uzaklaşır. İçinde Kur'ân okunmayan ev oturanlara dar gelir; böyle evlerin hayır ve bereketi az olur; melekler uzaklaşır; şeytanlar üşüşür. İçinde Kur'ân okunan, anlam ve yorumuyla meşgul olunan ev, yıldızların yeryüzünü aydınlattığı gibi, sema ehli için aydınlatılır." (Darimî, Sünen, 2/429-430; Heysemî, Mecma'üz-Zevaid, 7/171)
Kur’ân’ı okumak, mânâsı üzerinde düşünmek ve tefekkür etmek, onu ezberlemek, namazda kıraat etmek ibâdettir. Şüphesiz ki işlerin en hayırlısı ve değerlisi, Cenab-ı Hakk'ın Kelâm sıfatından gelen Kur'ân-ı Kerim'in her bir cümlesi, kelimesi, hattâ harfi Allah Teâla katında ayrı bir kıymeti haizdir ve karşılığı en üst seviyeden verilecektir. Bu hususu Allah Resûlü şu açık beyanlarıyla ifade etmişlerdir:
"Kur'ân-ı Kerim'den tek bir harf okuyana bile bir sevap vardır. Her hasene on misliyle değerlendirilir. Ben "Elif lâm Mîm" bir harf demiyorum. Aksine "Elif" bir harf, "Lâm" bir harf, "Mîm" de bir harftir." (Tirmizî, Sevabü'l-Kur’ân, 16)
Âişe (r.a.)dan gelen bir rivâyete göre: “Kur’ân’ı ezberinden okuyan kimsenin misâli, vahiy kâtibi olan değerli ve güvenilir meleklerle beraberliktir.”(Buhâri, Tefsîr, Abese 1.) Onlar için va’d edilen nice mükâfât vardır.
Kur'ân-ı Kerim'de Cennet'ten bahsedilirken, her zaman tek bir cennetten bahsedilmez. Özellikle Cennet'in farklı derece ve mertebelerine vurgu için çoğul sıygasıyla "cennât" (cennetler) olarak ifade edilir. Yani nasıl dünyada insanlar sahip oldukları imkânlar açısından aynı seviyede değillerse, ahirette de bunun benzeri olacaktır. Burada yaptıkları işler, kazandıkları sevaplar ölçüsünde orada farklı bir konum, farklı bir mertebe kazanmış olacaklardır. Kur'ân'a sahip çıkma, onu okuma, anlama ve yaşama ölçüsünde Cennet'teki makam ve dereceler de farklılaşacaktır.
Resûlullah (s.a.v) Efendimiz, Kur'ân'ın insana kazandıracağı bu yönü şöyle ifade buyurmuşlardır:
Kur'ân'ı okuyup ona sahip çıkan kimseye (âhirette): "Oku ve (Cennet'in derecelerine) yüksel, dünyada nasıl ağır ağır okuyor idiysen öyle oku Zira makamın, okuduğun en son âyetin seviyesindedir" denir. (Ebu Davud, Vitr, 20; Tirmizî, Sevabü'l-Kur’ân, 18)
“(Kıyâmet günü) dünyada sürekli Kur’ân’la birlikte olan kimseye denilir: “Oku ve yüksel! Dünyada okuduğun gibi oku! Muhakkak senin makamın beraberindeki son âyeti okuyana kadar yükselecektir!” (Tirmizî, Fedâilü’l kur’ân, 17.)
Kütüb-ü Sitte’de bulunan bir hadis-i şerif şöyledir: Ebu Saidi’l-Hudrî radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki: “Kur’an ehli (yani onu okuyan, onunla amel eden) cennete girdiği vakit, kendisine: “Oku ve yüksel!” denilir. O da okur ve yükselir. Her ayet için bir derece verilir. Böylece o bildiği ayetleri sonuna kadar okur (ve her biri için bir derece alır).”
(Başka bir rivayette şu ilave vardır: "... Bildiği ayetleri bitirinceye kadar okur ve her ayet sebebiyle bir derece yükselir." Yine başka bir rivayette "Cennetin derecelerinin sayısı Kur'an ayetlerinin sayısı kadardır. Kur'an ehlinden cennete girenlerin derecesinden daha üstün bir derece yoktur.)
"(Kur’ân): “Ey Rabbim! Ondan razı ol” der. Yüce Allah da: “Ondan razı oldum” der. Bunun ardından ona: “Oku ve yüksel” denir. Ona, (öğrenip uyguladığı) her bir ayete karşılık olarak, bir hasene (iyilik) verilir.” Tirmizi, 3/2915 / Dârimî, 6/3314
Um ed-Derda Radıyallahü anha’dan rivayetle; Aişe Radıyallahü anha yanıma geldi. Ona şöyle dedim: ‘Cennet’e giren kimseler arasında, Kur’ân’ı okuyan kimsenin okumayana üstünlüğü nedir?’ Aişe Radıyallahü anha dedi ki: Ben Nebi Aleyhisselâmdan duydum, buyurdu ki:
“Kur’ân ayetlerinin sayısı, Cennet’teki derecelerin sayısı kadardır. Buna göre, Cennet’e girenler arasında, Kur’ân’ı okuyanlardan daha faziletli bir kimse yoktur.”Camiü’s-Sağir, 1/1295, 3/2995
Amr İbn’il-As Radıyallahü anh’den rivayetle; Nebi Sallallahü aleyhi ve sellem buyurdu:
“Kur’ân-ı Kerim’i okuyup O’na sahip çıkan kimseye: Oku ve (Cennetin derecelerine) yüksel, dünyada nasıl ağır ağır okuyor idiysen öyle oku. Zira senin makamın, okuduğun en son ayetin seviyesindedir” Ebu Davud, 5/1464 / Tirmizi, 3/2914 / İbn Mâce, 9/3780 denir.
Ebu Ümâme Radıyallahü anh’den rivayetle; Rasûl-i Ekrem Âleyhissalâtü ve’s-selâm efendimizden işittim, şöyle buyurdu:
“Her kim, Kur’ân’ın üçte birini okursa, Peygamber(e verilen Kur’ân bilgisinin) üçte birisi kendisine verilmiş gibidir. Her kim, Kur’ân’ın yarısını okursa, Peygamber(e verilen Kur’ân bilgisinin) yarısı ona verilmiş gibidir. Her kim Kur’ân’ın üçte ikisini okursa, Peygamber(e verilen Kur’ân bilgisinin) üçte ikisi kendisine verilmiş gibidir. Her kim, Kur’ân’ın tamamını okursa, Peygamber(e verilen Kur’ân bilgisinin) tamamı kendisine verilmiş gibi olur. Ancak ona vahyedilmez. Ve kıyamet günü ona: ‘Oku ve yüksel’ denir.” Kur’ân’dan kendisine rehber edinip uyguladığı (âyetler) bitinceye kadar okuduğu her âyet için kendisine bir derece verilir. Her kim, Kur’ân’ın üçte birini okursa, Peygamber(e verilen Kur’ân bilgisinin) üçte birisi kendisine verilmiş gibidir. Ve ona ‘tut’ denir. O da tutar; bir de (ne görsün) sağ elinde ebedilik, diğerinde ise Naim Cenneti.” Şu’abu’l-İman, 2/522, (2589) - Ahkami’l-Kur’ân, İmam Kurtubi, c.1, s.206.
Rasûl-i Ekrem Sallallahü aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyuruyor:
“Kur’ân-ı Kerim’i ezberleyemeyip bu arzuyu kalbinde sürdüren kimse için iki kat sevap vardır. Ezberlemeye gayret edip de başaramayan, ama bunun için çalışmayı terk etmeyen kimseyi de Allah Teâlâ hafızlarla beraber haşredecektir.” Fezâil-i A’mâl, M. Zekeriyya KANDEHLEVİ, s.369-370.
Kur'an-ı Kerim'in tamamını ezberleyemesek, Hafız olamasak bile bu bizi ezberlemekten alıkoymamalı. Gücümüz yettiğince ezberlemeye gayret etmeli ve yukarıdaki Hadis-i Şerifte bahsedilen kişiler arasında olmaya gayret etmeliyiz. Ezberlediğimiz yerleri daha çok yerde ve zamanda okuma imkanımız olur. Çalışmak, gayret etmek, elinden geleni yapmak müslümanın üzerine düşen görevdir. “Netice”yi nasip etmek de bizzat Rabbimiz’in celalinin şânıdır.
“Gayret” bizden “tevfik” (muvaffak etmek, galip etmek, neticeye ulaştırmak) Allah’tandır.
Selam ve dua ile Allah'a emanet olunuz.
|