Gönüllere İnen Ses
17 Rebiü'l-Evvel 1433
11 Şubat, 2012, 05:13:16 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Kur’ân-ı Kerîm’i Nasıl Okumalı, Nasıl Anlamalı?
Cevap SayisiCevap Sayisi: 3 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 472 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kur’ân-ı Kerîm’i Nasıl Okumalı, Nasıl Anlamalı?  (Okunma Sayısı 472 defa)
22 Mayıs, 2009, 11:11:57
visalyolcusu

Yeni Kardeş
*

Rep: 2

Konu Sayısı: 3 Mesaj Sayısı: 9

Nerden: Ankara

WWW Offline

Uyarı Puanı:
%0
« :»

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın




İsrâ sûresinde şöyle buyruluyor: “Biz Kur’ân’dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, mü’minler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını arttırır.” (17/82)

Kur’ân-ı Kerîm’i nasıl okumalı, nasıl anlamalıyım? Ona olan kayıtsızlığı ya da düşmanca yaklaşımı sebebiyle ziyana uğrayanlara benzememek için ne yapmalıyım?

Tefsirde belirtildiğine göre, burada dünya türlü türlü dert ve hastalıkların bulunduğu bela ve mihnetle dolu bir hastaneye, Peygamber Efendimiz tabibe, Kur’ân-ı Kerîm (küfür, nifak, haset, kin gibi kalbî hastalıkları tedavi eden) şifalı ilaçlara ve faydalı gıdalara benzetilmiştir. Rûhu'l-Beyân'da ise şöyle deniyor: "Kur'ân-ı Kerîm, mü'minlerin dînî hayatlarını düzeltme ve nefislerini ıslah etmede, hastalara verilen şifalı ilaçlar gibidir.”

Şu kadar var ki, kullanılmayan ilaç durduğu yerde derde deva olmaz, ancak hekim tarafından tavsiye edilen dozda alınırsa şifa verir. Ve bu âlem sebepler dünyası olup müjdelenen rahmetin nüzûlü, sebeplerine tevessül ile mümkün olur. Öyleyse o şifa ve rahmet membaı lisanımızda yer bulmalı, oradan gönlümüze nüfûz etmeli; elimize, ayağımıza, gözümüze kulağımıza hükmetmeli…

Okumak, dimağı ve rûhu besleyen temel dinamiklerden ise; zihni doyuracak, rûha gıda olacak okumaların başında Kur’ân-ı Kerîm tilaveti olmalı. Âdâbınca yapılan okumaların, anladığını tatbik etme niyetiyle sürdürülen bütün çabaların üzerimize şifa ve rahmet indirilmesine vesile olacağı şüphesizdir. Bu inançtan hareketle “Allah Kelamı'ndan nasıl istifade edebilirim, onu nasıl ve ne kadar okumalıyım, kimler gibi anlamaya çalışmalıyım” sorularının cevabını müşahhas misallerden hareketle aramalıyım diye düşünüyorum.

Öyle inanıyorum ki, çokça okuyarak onunla ünsiyetimi arttırmam gerekiyor. Ve bunu, büyüklerimi örnek alarak başarabilirim. Yaşayan güzel insanlardan başlayan bir yol takip etmeliyim. Onlardan ashab-ı güzîne ve Rasûlullah’a uzanan bir çizgiden gitmeliyim. Düşündüklerimi tatbik eden güzel insanları kendime örnek almalıyım. Kur’ân-ı Kerîm'i her eline almada muhabbetle tilavet eden sağlam ve sadık bir kârî olmaya azmetmeliyim...

Ona bazen bakmak, belli günlerde belli sûreleri okumak matlup olan ünsiyeti tesis etmeye kafi gelmez. Bu sebeple düzenli olarak günün belli vakitlerinde Kur'ân tilavetine vakit ayırmalıyım. Abdestli olarak, kıbleye müteveccihen, huzur içinde ve imkan varsa hafif bir sesle Mushaf-ı Şerif’e bakarak okumalıyım. Çünkü böylesi insana daha çok tesir eder. Eğer bu sayılanların hepsini sağlama imkanı yoksa, mevcut olduğu kadarıyla yetinmeliyim. Kişiliğimi onun cümleleriyle dokumak için, günlük hayatta tercihlerime yön verecek âyetleri arayıp bulmalıyım. “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır” (Necm suresi, 53/39) gibi “Allah sabredenlerle beraberdir” (Bakara suresi, 2/153) gibi kolayıma gelen bazı cümleleri öğrenmeye çalışmalı ve her gün bunların sayısını arttırmaya bakmalıyım.

İnanıyorum ki, düzenli okumalar âyetlerin işaretini, beşaretini gönlüme nakşetmeye vesile olacaktır. Sık sık görüştüğü kişilere insanın sevgisi arttığı gibi, çokça okuduğu metne de âşinâ olur, muhabbeti artar.

Bu söylediklerimi istediğim kalitede nasıl başarabileceğimi düşündüğüm sırada, "Kur'ân'ı ya öğrenen ya öğreten hayırlılar” zümresine katılmayı tavsiye eden Efendimiz’in gül kokulu tavsiyeleri imdadıma yetişiyor. Çünkü o, Kur’ân okunan yere sekînet ineceğini müjdeliyor. “Kur’ân’ı gereği gibi güzel okuyan kimse, vahiy getiren şerefli ve itaatkar meleklerle beraberdir. Kur'ân'ı kekeleyerek zorlukla okuyan kimseye ise iki kat sevap vardır.” (Buharî, Tevhid, 52) fermanıyla her Müslüman için Kur’ân'ı güzel okuyabilmenin lüzumuna işaret ediyor. Buna muvaffak olamayanların her şartta okumaya devam etmelerinin gerekliliğini buyuruyor.

Allah katında adımı “Kur'ân'ı iyi okuyanlar” arasına yazdıracak bir kıraat kalitesine ulaşmak hedefim olmalı diye düşünüyorum. Okuma saatlerimde, tilavetini dinlemeye gökten meleklerin indiği Üseyid bin Hudayr (r. a.)’ın kıraatine yaklaşmak gibi bir ufkum olacaksa, her şeyden önce okuduğum beni kötülüklerden men etmeli. Onu ilk kaynağından alıp insanlığa taşıyan sahabe-i güzînin algılayışını örnek almalıyım...
Ashab-ı kirâm, inen âyetleri aralarında müzakere edip oradan kendilerine teaalluk eden hususları öğrenir ve hemen tatbik ederlerdi. Methedilen örnek şahıslarla aynîleşmeye gayret ettikleri kadar, zemmedilen münkir ve münafıklara benzememe adına titizlenirlerdi.

Rûhu'l-Beyân'da şöyle bir rivayet var: Ömer (r. a.) bir gün Cabir (r. a.) ile karşılaşmıştı, elindekinin ne olduğunu sordu.
“Canım çekmişti bir parça et aldım” deyince, “Sen canın istediği her şeyi alır mısın” dedi. “İnkarcılar ateşe sunuldukları gün, onlara; “Dünyadaki hayatınızda sizin için güzel olan her şeyi harcadınız, onların zevkini sürdünüz...” denilir.” (Ahkaf sûresi, 46/20) ayetinde bahsedilen kimselerden olmaktan korkmuyor musun dedi.
“Allah’tan korkan kimse nefsinin her istediğini yapmaz” diyen Hazret-i Ömer (r. a.), kendi adına bu titizliğe sahipti. Birçok helal ve temiz yiyecekten nefsini uzak tutardı,  kıyamet gününde bu ayette bildirilen itaba maruz kalmaktan korkardı…

Demek ki Kur’ân-ı Kerîm her âyetini böylesi bir hüsn-i kabul ile nûş eden mü’minlere şifa oluyor. Ömer ibn-i Hattab'ı Hazreti Ömer yapıyor. Gönlünü o derece rakik kılıyor. Bu gün bize gereken Kur’ân-ı Kerîm tilavetine mutlaka düzenli ve bilinçli olarak zaman ayırmak olmalı, okuduğumuz her âyeti "buradan nasıl hisse alabilirim" titizliği ile sahiplenmek olmalı.

Neticede şifa ve rahmet de, hüsran da taliplerini bulacaktır. Maksat Allah Kelamı'nın bereketiyle maddî sıkıntılarımıza rahmet değerinde kolaylıklar, kalbî hastalıklarımıza şifalar bulmaksa; istediğimizi doğru yerde, usûlünce ve ısrarla talep etmek durumundayız.

Cafer Durmuş, Altınoluk dergisi.
Logged

"Rabbim!

Sen ki gözlerime görmeyi bahşettin,cemalini görmeyi de yaz bana.Sen ki kalbime sevmeyi lutfettin,sevdiklerinden olmayı da yaz bana.Sen ki yokluğuma var olmayı yakıştırdın,ebedi vuslatını ver bana..."
30 Mayıs, 2009, 08:20:12
Erguvan

Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 35

Konu Sayısı: 1625 Mesaj Sayısı: 2886

Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar

Online

Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #1 :»

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın İsrâ sûresinde şöyle buyruluyor: “Biz Kur’ân’dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, mü’minler için şifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını arttırır.” (17/82)

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın Zihni doyuracak, rûha gıda olacak okumaların başında Kur’ân-ı Kerîm tilaveti olmalı.

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın Ona bazen bakmak, belli günlerde belli sûreleri okumak matlup olan ünsiyeti tesis etmeye kafi gelmez. Bu sebeple düzenli olarak günün belli vakitlerinde Kur'ân tilavetine vakit ayırmalıyım.

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın İnanıyorum ki, düzenli okumalar âyetlerin işaretini, beşaretini gönlüme nakşetmeye vesile olacaktır. Sık sık görüştüğü kişilere insanın sevgisi arttığı gibi, çokça okuduğu metne de âşinâ olur, muhabbeti artar.

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın "Kur'ân'ı ya öğrenen ya öğreten hayırlılar” zümresine katılmayı tavsiye eden Efendimiz’in gül kokulu tavsiyeleri imdadıma yetişiyor. Çünkü o, Kur’ân okunan yere sekînet ineceğini müjdeliyor. “Kur’ân’ı gereği gibi güzel okuyan kimse, vahiy getiren şerefli ve itaatkar meleklerle beraberdir. Kur'ân'ı kekeleyerek zorlukla okuyan kimseye ise iki kat sevap vardır.” (Buharî, Tevhid, 52) fermanıyla her Müslüman için Kur’ân'ı güzel okuyabilmenin lüzumuna işaret ediyor. Buna muvaffak olamayanların her şartta okumaya devam etmelerinin gerekliliğini buyuruyor.


Allah (c.c) razı olsun kardeşim, ellerine sağlık. İnşaallah Rabbim okuduğumuz kelamını gönlümüze nakşetsin. Rabbim kendisine, Kuran'a ve Peygamber (s.a.v.) Efendimize muhabbetimizi dahada artırsın. Sırat-ı müstakim üzere olanlardan eylesin.
Logged

Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yârin kitâb-ı hüsnünün Hayrânı olmuştur gönül
Bülbül gibi gül yüzünün Nâlânı olmuştur gönül...
31 Mayıs, 2009, 06:28:19
Deryagül

Hüzn-ü Hazan
Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 32

Konu Sayısı: 1309 Mesaj Sayısı: 2245

Nerden:
Medine-i Münevvere


Online

Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #2 :»

Ebu Saidi’l-Hudrî radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki:
“Kur’an ehli (yani onu okuyan, onunla amel eden) cennete girdiği vakit, kendisine: “Oku ve yüksel!” denilir. O da okur ve yükselir. Her ayet için bir derece verilir. Böylece o bildiği ayetleri sonuna kadar okur (ve her biri için bir derece alır).”

7089 - Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki :
“Aziz ve celil olan Allah buyurmuştur ki: “Kulum, beni andığı ve dudakları benim için kımıldandığı an ben kulumla beraberim.”
Logged

Beni bir ben bilirim, bir de Yaradan,
Bana bir ben gerek, bir de beni anlayan...

31 Mayıs, 2009, 06:31:31
Deryagül

Hüzn-ü Hazan
Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 32

Konu Sayısı: 1309 Mesaj Sayısı: 2245

Nerden:
Medine-i Münevvere


Online

Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #3 :»


Allah’ım, sen Kur’an-ı Kerim’i hak olarak indirdin; evet o hak olarak inmiştir.
Allah’ım ona karşı ilgimi artır; onu gözümün nuru, gönlümün ilacı kıl!
Allah’ım dilimi onunla süsle, yüzümü onunla güzelleştir ve bedenime onunla güç ver!
Sana ibadet için gece gündüz okumamı nasip et!
Bizi Peygamberin (s.a.v) ile ve O’nun seçkin ev halkıyla birlikte haşret!

Allah-u Teala (c.c.) hazretleri bizleri ve sizleri; Kur’an-i kerim’i öğrenen, Kur’an-i Kerim’i öğreten ve Kur’an-i Kerim’le ameleden salih kullarından eylesin…AMİN….
Logged

Beni bir ben bilirim, bir de Yaradan,
Bana bir ben gerek, bir de beni anlayan...

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

SMF 2008 SMF © 2006, Simple Machines LLC