ensar
Paylaşımcı Kardeş
Rep: 4
Konu Sayısı: 58
Mesaj Sayısı: 116
Nerden: Dünyanın öbür ucundan
Uyarı Puanı:  %0
|
 |
« :» |
|
Ey müslüman genç kızlar ve müslüman genç erkekler! Dünya ve ahirette başarılı olmak arzusunda ciddiyseniz o halde bu arzunuzu samimi bir kararlılığa çevirmeniz gerekir. Sonra kararlı bir şekilde çalışmaya ve bu kararlılığınızda sebatkar olmanız gerekir.
Yol, tembel bir şekilde yürüyen biri için kolay değildir. Yol, Allah'ın kendisine kolaylaştırdığı kişi için kolaydır. Allah'u Teala kalpleri gözeten, kötüyü iyiden ayıran, gözlerin kötü bakışını ve kalplerin gizlediğini bilendir.
Ümmetin yücelmesini istiyorsanız, onun layık olduğu konuma geri döndürmek istiyorsanız ve ümmetin sırtında haksızlığı, zulmü ve alcaklığı kaldırmak istiyorsanız şimdiden başlayın...
Ertelemeyin, geciktirmeyin ve türlü engelleri kendinize bahane etmeyin...
Şimdi başlayın...Allah'u Teala rahmetinin kapılarını açacaktır.
Hemen Günahı Terk Et!
Belki de gençler ve diğer Müslümanlar için ölümcül işlerin en çetini günahlara dalmaktır.
Muhakkak ki günahlar; insanların üzerinde saldırgan kurtlardan daha tehlikelidir. Günahlar, kalbin üzerine üşüşür, böylece dışardan gelen iyiliklerden de kişi alıkonmuş olur. Öyle ki ne zaman bir nasihati dinlese ondan öğüt almaz, bir vaaz dinlerse ona tesir etmez, Kuran okuduğu zaman kalbi titremez ve etkili bir olaya sahit olduğu zaman da görmezden gelir.
Evet, bunların hepsi günahlara dalmanın karşılığıdır. Tirmizi Ebu Davut, Ibn Mace ve Ahmet´in Ebu Hureyreden (r.a) o da Rasullallah (s.a.v.) den rivayet ettiği hadiste bu durumu ne kadar iyi doğrulamaktadir.
Rasullallah (s.a.v) buyurdular ki: "Eger mümin bir günah işlerse, kalbinde siyah bir leke/nokta oluşur. Eğer tövbe eder ve istiğfar ederse, kalbi cilalanmış olur. Eğer günah işlemeye devam ederse o leke de genişler. İşte Allah'ın kendi kitabında bahsettiği raan/pas budur: "Hayır bilakis onların kazandıklarından/günahlarından kalpleri paslanmıştır".(Mutaffifin 14)
Ey ümmetin gençleri! Tüm faziletli amellerin başlangıcı günahların bırakılmasıyladır.Günahtan vazgeçip Kuran okumayan, Kuran'ı okuyup günaha dalan kişiden daha faziletlidir. Buhari ve Müslim Ebu Hüreyre'den o da Resullallah (s.a.v)' den rivayet ettiği bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyuruyor; "Sizleri neden sakındırdıysam ondan sakının ve sizlere neyi emretmişsem onu gücünüz yettiği kadar yerine getiriniz".
Ümmete yardım etmek isteyen kişinin günahta ısrar etmesi doğru değildir. Hz. Ömer Allah yolunda savaşa çıkan savaşçılara şöyle vasiyet ediyordu; "Allah yolundayken Allah'a karşı sakın günah işlemeyiniz".
Günahların en kötüsü, şedidi ve tehlikeli olanı üzerinde devam ettiğin günahlardır. Bu da nefsin bozulduğunun işaretidir. Bozulmuş nefsi acele ıslah et. Yoksa seneler gelip geçtiği halde durumu ya aynı kötü durum olur ya da daha kötüsü olur. Yol ise ya aynı kötü yol olur veya daha sapıtmış olur.
Ey gençler! Bilinki, şayet şu andan itibaren günahı terk edip bir daha dönmemek üzere azmedersen ve geçmişte yaptıklarına pişmanlık duyarsan bununla alemlerin Rabbi olan Allah'a karşı yeni ve bembeyaz bir sayfa açmış olursun.
Bil ki Allah (c.c) günahların tamamını bağışlar, kullarının tövbesini kabul eder, kötülükleri siler ve kendisine yaklaşan kullarına rahmetiyle yaklaşır.
Sonra bugünün tövbesini yarına ertelememek için gayret et. Ayrıca şu anda yapman gereken bir tövbeyi bir başka ana erteleme. Çünkü bazen nefis cıktığı vakit bir daha dönmemek üzere çıkabilir. Ruh ise bir saniye içinde yaratıcısına dönebilir. Ölüm hiç bir şekilde gecikmez. Allah'u Teala tövbe edenleri şu şekilde övmüştür: "Sonra hemen tövbe ederler".(Nisa 17) Yani tövbe günaha çok yakın olmalıdır ki kul, günahının üzerinde uzun zaman kalıp ısrar etmesin.
Gücünün yettiği kadar Allah'ın günahlarını bağışlaması ve örtmesi için bolca duada bulun. O günahlarını örter, Zira O kullarına pek yakındır. Şüphesiz duana cevap verecektir. Bunun işareti ise senin iyi amel işlediğinde ruhunda bir hafiflik, ona itaat ettiğinde bir yöneliş, iyiliği işlediğinde bir istek, geçmiş günahların sonuçlarını hatırladığında bir korku ve Kuran'dan, Hadis'ten ve ilim kitaplarından bir öğüt işittiğinde ona doğru yöneldiğini göreceksin.
Eger bunları içinden hissedebiliyorsan o halde kalbinin uyanık oluşundan dolayı Rabbine bol bol hamd et. Kalp açıklığını ve temizliğini koruyabilmen için iyi içler yapmaya hız ver. Eğer kendinde bunu göremiyorsan nefsinde gizli veya açık olarak devam ettiğin ve senin bilmediğin günahları araştır. Bazen bu günah bir harama bakmakla olabilir, bazen de gıybet etmekte, helal olmayan bir müziği dinlemekte, anne babaya az veya çok isyan etmekte, zerre miktarı kadar bir kibirlilikte, bir anlık kızgınlık veya buna benzer başka şeylerde de olabilir.
Küçük günahlardan sakın. Onlar kalbi sıkar ve zamanla öyle çoğalir ki dağ gibi olurlar. İstiğfarla büyük günahlar affedildiği gibi ısrarla işlenen küçük günahlarda büyük günahlara dönüşür.
İmam Ahmet Bin Hanbel'in Sehl Bin Sad'dan rivayet ettiği hadisi hatırla Resullallah (s.a.v.) buyuruyor: "Küçük günahlardan sakının! Nasıl ki bir grup insan bir vadiye indiğinde her biri birer çubuk toplasa ocaklarını yakabilecekler bunun gibi küçük günahlarda ne zaman bir araya gelse kişiyi helake götürür".
Küçük günahlar, kulun önem vermediği küçük gördüğü günahlardır. Zamanla birikir ve onu helak eder.
Allah'dan (c.c) hepimiz ve tüm müslümanlar icin afiyetler vermesini diliyoruz.
Dinini ögren!
Bilmedigin bir dine nasıl bağlı olabilirsin? Hakkında bilginin olmadığı bir yola, yönteme, mezhebe tutunma imkanın nasıl olur? Talimatlarına ihtiyaç duydugun bir yolda bilmeden nasıl yürürsün? Aylar, yıllar geçmiş olmasına rağmen sen hala dinini yeteri kadar bilmiyorsun yoksa hala dinini okuma ve öğrenme vaktin gelmedi mi?
İslam dini büyük bir dindir. Bütün anlamıyla o gerçekten yüce bir dindir. İnsan onun yüceliğini tam kavramaktan acizdir. O sapa sağlam bir dindir. Yerin ve göğün sahibi onun temellerini sağlam atmıştır. Onu var eden ve varlığını güzelleştiren Allah'tır. Onu tamamladı ve onda bir eksiklik bırakmadı. Onu müslümanlar için en yüce nimetlerden saydı.
"Bu gün sizler için dininizi kemale erdirdim, nimetimi sizin üzerinize tamamladım ve sizler için İslamı seçtim".(Maide,3)
Bu yüce dinden, senin inancına ve dünyana uygun olanı bilmek için gerekli olan vakti harcaman yeterlidir. İstediğine ulaşabilmen için de samimi bir çalışma gereklidir.
İslami ilimlerin sonu yoktur, İslam alimlerinin dindeki ilmi buluşları sayılamayacak kadar çoktur. Adım adım islam ilimleri ile tanışman için elini tutacak birine ihtiyacın vardır. Ta ki karmaşık olan yollarda kaybolmayasın.
Yolculuğuna Kur'an ile ve kolay bir tefsiriyle veya basit bir hadis açıklamasıyla başla. Bu iki kaynak islam dininin tamamının üzerinde bina edildiği kaynaklardır.
Sonra diğer İslami ilimlere gir. Ama aşırıya kaçmaksızın merhale merhale olsun. Kuşkusuz islam güçlüdür sakin bir şekilde kendini ona ver. İslam alimlerinden birinin yardmıyla şahsına ait akide, ahlak, fıkıh, siyer, insan ilişkileri ve diğer önemli konulari içeren detaylı bir ders programı yap.
Allah Rasulünün hayatına özel bir ehemmiyet ver. O, Kuran'ın pratik bir uygulamasıdır. O'nun hayatı islamda büyük küçük her konuda yüce bir örnektir.
Aynı şekilde sahabe hayatını okumaya önem ver. Onlar ki dini en güzel şekilde tatbik edip bize taşıyanlardır. Alemlerin Rabbi olan Allah (c.c.) onları, Peygamberimize dost ve islam davasının taşıyıcıları olarak seçmiştir.
Sonra güvenilir ve şüphe karıştırılmamış kaynaklardan islam tarihini alma merhalesine geç ve bununla beraber tarih ilminde derin bilgiye sahip birinin önerilerine önem ver yoksa başarılı olamazsın. Çünkü bu konuda tahrif edilen tarihi bilgiler, sağlam ve korunmuş olarak bize gelen tarihi bilgilerden daha fazladır.
Ey gençler! İste böylece hayatınıza bu alanı gelşstirmeniz için uzun bir ömre ve geniş bir zamana ihtiyacınız var. Bunun için, televizyon önünde, bilardo salonlarında, yollarda, caddelerde boş gezinmenin, kahve ve kafeteryalarda oturmalarda kaybettiğiniz saat ve günlerin bir anlamı yoktur. Bu mekanlarda hayatının bir kaç dakikasını dahi boş harcamaya değmez.
Her dakikada faydalı bir bilgiye ulaşabilirsin. Vaktine önem ver ve ilim yolunda bütün gücünle ilerle. Ve bil ki ilim yolu, Cennet yollarından bir yoldur.
İmam Müslim, Ebu Hureyre (r.a)'dan rivayet ettiğine göre Peygamber efendimiz şöyle buyuruyor: “Kim bir ilme ulaşmak için bir yola koyulursa, Allah (c.c.) bunun ile ona cennet yolunu kolaylaştırır“.
Camiye Baglan!
Mescitlerin, müslüman gençliğin oluşumunda büyük bir payı vardır. Namazın cemaatle kılınmasının amacı sadece sevapların çğgaltılması için değildir. Bilakis Allah'u Teala bizlerin mescide gitmesini sağlamak icin cemaatle namaz kılmanın sevabını cogaltmıştır.
Mescit, bireyi ve toplumu korur. Mescide bağlı olan kişinin iman ve takvası sabit bir oranda korunur. Bundan dolayı Allah'u Teala buyuruyor ki: Muhakkak ki, Allah'ın mescitlerini inşa edenler Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselerdir“.(Tevbe,18)
Ayrıca yine Buhari ve Müslimin Ebu Hüreyre'den rivayet ettikleri bir başka hadiste Peygamber efendimiz şöyle buyururlar:
Mescitte namaz kılmayı sürekli hale getirenler ve mescidi inşa edenler Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselerdir. Ayrıca onlar, iman konusunda kardeşine yardımcı olurlar. Bir anlık ihmalkarlık veya onlarda gevşeme olursa bazıları diğerlerine yardımcı olur. Bunun da ötesinde müslüman birinin mescitte namazını huşu ve dikkat içerisinde kılması sevap açısından evdeki namazdan daha fazla hayırlıdır, ecri daha yüksektir, hasıl olacak faydası daha büyüktür. İşte böylece mescitteki namazın faydalarını saymak mümkün değildir.
Burada ilim meclislerini bulabilirsen Kuran ezberleme derslerine katılmayı ve bazı namazlardan sonra yapılan hafif tesbihatları da eklerseniz bu senin mescide devamlı bir şekilde gitmeni, kalbinin ve duygularının mescide bağlanmasını sağlar. Sonuç itibariyle tüm bunlar iyi bir müslüman bireyin yetişmesine katkıda bulunur.
Bunun içindir ki yüce Allah cemaatle namaz kılmaya devam edene büyük ve güzel mükafatlar veriyor. Her ne kadar mescitte kıldığı namaz ile evde kıldığı namaz arasında şekil içerik bakımından bir fark olmayıp sadece mescitte, cemaatle kılınması yönüyle farklı olmasna rağmen.
Buhari ve Müslimin Abdullah Bin Ömer'den rivayet ettikleri bir hadiste Resullallah (s.a.v.) şöyle buyurdular: "Cemaatle kılınan namaz tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir“.
Ayrıca yine Buhari ve Müslimin Ebu Hüreyre'den rivayet ettikleri bir başka hadiste Peygamber efendimiz şöyle buyururlar: "Kim ki mescide koşarsa veya giderse, Allah'u Teala her koştuğunda veya her gittiğinde onun icin cennette bir yer hazırlamıştır“
Alıntıdır. (Banada dua edin) Sağlıcakla kalın...
|