Erguvan
Emektar Yönetici
Süper Kardeş

Rep: 35
Konu Sayısı: 1651
Mesaj Sayısı: 2996
Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar
Uyarı Puanı:
%0
|
 |
« Yanıtla #1 :» |
|
BİN YILDA BİR GELİR
İmam-ı Rabbânî hazretleri, gerek kitapları ve gerekse her devirde yaşayan vekilleriyle, nuru gitgide artan ve ışığıyla insanları ebedi saadete kavuşturacak eşsiz bir güneştir. Yeter ki kalpler, ihlas ve muhabbetle ona yönelsin.
İmam-ı Rabbânî hazretleri, Resulullaha ve onun yoluna kavuşturan eşsiz bir klavuz, kalplerin güneşi, gönüllerin tabibidir. O peygamberlikten başka bir insanın çıkabileceği bütün makamlara en kamil şekilde kavuşan, evliyalar serveridir. Allahü teâla’ya kavuşturan bütün yollarda mürşid-i kamil olan mü’minleri baştacı, İmam-ı Rabbânî hazretleri, altı binden fazla keramet göstermiştir. Resulullahın en büyük mucizesi Kur’an-ı Kerim’dir. Allahü teâlânın bu büyük evliyasının, en büyük kerameti de, Kur’an-ı kerîm’in gösterdiği yolda, sünnet-i seniyye ye tabiiyette, istikamet üzere olmasıdır. İmamı Rabbânî hazretleri bu hususu şöyle beyan buyurmaktadır ki, bu muazzam bir ifadedir: “Bizim yolumuzun esası bid’atleri ilgâ (yani yok etmek) ve sünneti seniyye ye tam tabiiyettir.”
İLİM DERYASI: MEKTUBAT-I ŞERİF Silsilei aliye adı verilen büyük evliyalar zincirinin en büyük halkalarından olan ve İmam-ı Rabbânî hazretlerinin mahdumu olan Muhammed Masum hazretlerinin: “Babamın her bir mektubu bir büyük deryadır ki, sonu görünmez onun” diye buyurduğu, evliyaullahın: “ Kur’ an-ı Kerîm’den ve hadîs-i şerîflerden sonra en kıymetli eserdir” diye ittifak ettiği, büyük evliya Abdullahı Dehlevi hazretlerinin: “ Evliyalık ve nübüvvet yollarının kemâlâtını ve inceliklerini bildirmekte bir eşi daha yoktur” diye ifade ettiği, Silsile-i aliyye’nin büyüklerinden Hazreti Seyyid Taha-i Nehri’ nin, her gün okuttuğu ve içindeki esrar hazinelerinden haberler verdiği, evliyanın sohbetlerinin feyz menbaı, kaynak kitabı olan, hikmetler deryası, Kıyamete kadar ilahi nurların yayıldığı, büyük velinin feyzlerine kavuşulması saadetine sebep olan ve üç ciltten oluşan mektubat-ı şerif kitabı, İmam-ı Rabbânî hazretlerinin, idraklerin dışında olan büyüklüğünün en büyük habercilerindendir.
İçinde ancak büyük evliyanın anlayabileceği manevi makamlardan, hallerden ve esrarlardan sözetmesinin yanında, Allahü teâlânın emir ve yasaklarına riayetin insanı iki cihanda seadete kavuşturacağı, Resulullahın güzel ahlakını, dünyanın geçici olduğu, nefsin ve ruhun ne olduğu, Eshab-ı kiramın hepsini sevmek gerektiği, ehl-i sünnet itikadı dışındaki bütün yolların delalet olduğu, evliyaullaha muhabbetin şart olduğu, bid’at ehlinden uzak durmak gerektiği, sünneti ihya etmenin bu yolun esası olduğu, evliyanın sohbetinin (ve kitaplarını okumanın) en büyük hazine olduğu, Allah için sevip, Allah için buğzetmenin imanın esaslarından olduğu, evliyanın keşflerinin islamiyyete uyması ölçüsünde isabetli olduğunu, ibadetlerin hakikatini ve nasıl kâmil bir şekilde yapılacağını delilleriyle açıklayan ve “evliyanın sözünde Rabbânî tesir vardır” sözünü en muazzam ölçüde kalplere yerleştiren, kıymeti ölçülemeyecek değerde eşsiz bir eserdir, İmam-ı Rabbânî hazretlerinin Mektubat-ı Şerif’i.
KERİMLERİN KAPISI ÇALININCA AÇILIR Müminlerin gözbebeği, emsali az görülen hizmetleriyle geçirir her anını. Ve geçer yıllar. Bir ara rahatsızlanır imam-ı Rabbânî hazretleri. Artık veda zamanının firak ateşinin, gönülleri dağlama zamanı yaklaşmıştır. Başta oğlu ve vekil olarak bıraktığı büyük evliya Mehmet Masum hazretleri olmak üzere, ailesini talebelerini ve bütün dünyadaki müminleri tarifsiz elemlere sevkederek, yıllar önce işaret ettiği yaşta, Resulullahın vefat ettiği gibi, 63 yaşında, 1624 (hicri 1034) yılında, vefat eder büyük veli. Bir ömür boyunca her hücresiyle aşkıyla yandığı Cenab-ı Hakka ve Resulullaha kavuşur. Vefatından defnine kadar harikulade haller yaşanır. Ve Hindistan - serhend de ki, hâne-i seadetlerinin yanına defnedilir .
İmam -ı Rabbânî hazretleri, başta mektubat-ı şerif olmak üzere, gerek kitapları ve gerekse her devirde yaşayan vekilleriyle, nuru gitgide artan ve ışıklarıyla insanları seadeti ebediyye ye kıyamete kadar kavuşturmağa devam edecek olan eşsiz bir güneştir. Yeter ki kalpler, ihlas ve muhabbetle ona yönelsin. Çünkü o, çok merhametli ve kerem sahibidir... Ona sığınanların, bu kıymeti ölçülemeyecek nimetlere kavuşacak olmasının müjdesi, yine kendi mübarek ifadelerinde bulur manasını: “Kerimlerin kapısı çalınınca, açılır.”
|