| 13 Nisan, 2009, 16:18:23 |
|
Deryagül
|
 |
« :» |
|
İnşaAllah demenin önemi
Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın İnşaallah, Allah-u teâlâ dilerse olur manasına bütün işlerini Allah-u Teala'nın dilemesine havale etmek için söylenen sözdür.
Allah-u teâlânın huzurunda itaat edenlerden olmak için, her işte inşaallah demelidir!
Hadis-i şerifte: "İnsanlar için, inşaallah demekten daha faziletli itaat edicilik yoktur" buyuruldu.
(Şunu yapacağım) veya (Yarın şuraya gideceğim) denince de inşaallah demelidir!
Bir kimse ile bir şey kararlaştırırken inşaallah denirse, sonradan o iş yerine getirilmezse, yalancı olunmaz. (Miftah-ül cenne)
Kesin işlerde de inşaallah denir. Mescid-i harama girileceğini Allah-u teâlâ bildirdiği halde, inşaallah denmesini öğretmek için, "Mescid-i harama inşaALLAH gireceksiniz" buyurdu. (Feth 27)
İsmail aleyhisselamın, "Babacığım, sana emredilen ne ise, onu yap! İnşaALLAH beni sabredicilerden bulursun" dediği de Kur'an-ı kerimde bildirilmektedir. (Saffat 102)
Peygamber (S.A.V.) Efendimiz de, mezarlığa uğrayınca, ölüm muhakkak olduğu halde, ilâhi terbiye gereği olarak, (inşaallah biz de size kavuşacağız) buyurdu. (Müslim)
Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, duasının kabul olacağını âyet-i kerimeye istinaden kesin olarak bildiği halde şöyle buyurdu: "Her Peygamberin duası kabul olur. Her Peygamber, ümmeti için dünyada dua etti. Ben ise, Kıyamette ümmetime şefaat izni verilmesi için dua ediyorum. Duam inşaallah kabul olacak. Müşrik olmayanların hepsine şefaat edeceğim." [Müslim]
Hz. Süleyman’ın imtihanı
Kur'an-ı kerimde mealen; "Biz Süleymanı imtihan ettik. Tahtının üstüne bir ceset bıraktık. Daha sonra o, yine [Rabbine] döndü" buyurulmuştur. (Sad 34)
Fahreddin-i Razi hazretleri buyuruyor ki: Süleyman aleyhisselam, bir gecede, zevcelerinin hepsini dolaşacağını, onlardan herbirinden birer erkek çocuk dünyaya geleceğini, Allah yolunda muharebe edeceklerini söyledi. Fakat, inşaallah demeyi unuttu. Sakat bir çocuk dünyaya geldi. Bunu götürüp, babasının tahtına bırakıverdiler. Hadis-i şerifte, "Yemin ederim ki, Süleyman aleyhisselam inşaallah deseydi, dediği gibi olurdu" buyuruldu. (Buhari)
Resulullah (S.A.V.) Efendimize; Ruh, Eshab-ı Kehf ve Zülkarneynden sorulunca; (Yarın gelin, haber vereyim) buyurmuş, inşaallah demeyi unutmuştu. Bu sebeple birkaç gün Resulullah (S.A.V.) 'a vahiy gelmedi. Sonra şu mealdeki âyet-i kerime nazil oldu: "İnşaallah demeden hiçbir şeyi yarın yapacağım deme!" [Kehf 23, 24] Peygamberler günah işlemez. Bunun gibi hareketlerine zelle denir.
|
|
|
|
|
Logged
|
Beni bir ben bilirim, bir de Yaradan, Bana bir ben gerek, bir de beni anlayan...
|
|
|
| 14 Nisan, 2009, 21:08:18 |
|
Deryagül
|
 |
« Yanıtla #2 :» |
|
Visal kardeşim yorumun bana bu fıkrayı hatırlattı
Nasrettin Hoca bir akşam karısına "Yarın hava yağmurlu olursa ormana, açık olursa çift sürmeye gideceğim." demiş. "İnşallah de Efendi" demiş karısı. Hoca karısını dinlememiş bile. Ertesi gün hava yağmurlu olmuş. O'da ormana gitmek için erkenden çıkmış.Bir süre sonra bir sıpahiye rastlamış. Sipahi sormuş: "Filan köye nasıl gidilir?". "Bilmem" deyip orman yolunu tutmak istemiş Hoca. Sipahi, kamçıyla vurarak: "Çabuk önüme düş!. Beni o köye götüreceksin" diye emretmiş. Hoca istemeye istemeye yolunu değiştirip adamı epey uzaktaki köye götürmüş. Evine de ancak akşam dönebilmiş.Kapıyı çalıpta karısı "kim o?" diye seslenince Hoca: "Aç hanım aç.İnşallah ben geldim." demiş... 
|
|
|
|
|
Logged
|
Beni bir ben bilirim, bir de Yaradan, Bana bir ben gerek, bir de beni anlayan...
|
|
|