Gönüllere İnen Ses
15 Rebiü'l-Evvel 1433
09 Şubat, 2012, 00:58:33 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Peygamber (S.A.V.) Efendimizin parmakları arasından su fışkırması
Cevap SayisiCevap Sayisi: 1 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 379 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Peygamber (S.A.V.) Efendimizin parmakları arasından su fışkırması  (Okunma Sayısı 379 defa)
10 Nisan, 2009, 14:56:05
Erguvan

Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 35

Konu Sayısı: 1624 Mesaj Sayısı: 2885

Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar

Online

Uyarı Puanı:
%0
« :»

            Peygamber (S.A.V.) Efendimizin parmakları arasından su fışkırması

     Enes b. Mâlik (r.a.) anlatıyor: “Bir keresinde Peygamberimiz (s.a.v.)’i (Medine çarşısının bir semti olan) Zevra’da görmüştüm. İkindi namâzının vakti yaklaşmıştı. (Evleri mescîde yakın olanlar evlerine gittiler. Uzakta olanlar ise orada kalıp) abdest almak için su aradılar. Fakat bulamadılar. Resûlullâh (s.a.v.)’e taştan bir kab içinde abdest suyu getirildi. (Kab ufaktı, Allâh Resûlü (s.a.v.) elini yumarak) kabın içine soktu ve halka kabdaki sudan abdest almalarını buyurdu.

Suyu gördüm, parmaklarının altından fışkırıyordu. Oradakilerin en sonuncusu abdestini alıncaya kadar suyun fışkırması sürdü.”

Berâ b. Azib (r.a.) anlatıyor: “Hudeybiye günü bin dört yüz kişiydik. Hudeybiye bir kuyunun adıdır. Kuyunun suyunu çektik, içinde bir damla bırakmadık. Resûlullâh (s.a.v.) kuyunun kenarcığına oturup biraz su istedi. Getirilen suyu ağzında çalkalayıp kuyunun içine püskürttü. Fazla beklemedik, kendimiz suya kandığımız gibi hayvanlarımız da suya kandı.”

(Uhud şehîdlerinden) Abdullah oğlu Câbir (r.a.) anlatıyor:

“Hudeybiye günü bin beşyüz sahâbe susuzluktan kavrulmuştu. Peygamber (s.a.v.) Efendimizin önünde deriden ma‘mûl ufak bir kab vardı, ondan abdest alıyordu. Halk neredeyse ağlar bir halde Resûlullâh (s.a.v.)’e sığındılar. Allâh’ın Resûlü (s.a.v.):

- Neyiniz var? Ne oldu? diye sordu.

- Yâ Resûlallâh (s.a.v.)! Önündeki şu sudan başka ne abdest alacağımız ne de içeceğimiz suyumuz var! dediler.

Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (s.a.v.), elini deriden ma‘mûl o kabın içine koydu, parmakları arasından gözeler gibi sular fışkırmaya başladı. İçtik ve abdest aldık.”

          (M. Yûsuf Kandehlevî, Hayâtüs-Sahâbe, 4.c, 314-315.s.)
Logged

Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yârin kitâb-ı hüsnünün Hayrânı olmuştur gönül
Bülbül gibi gül yüzünün Nâlânı olmuştur gönül...
26 Nisan, 2009, 15:28:32
yasmin

İyi kardeş
*

Rep: 5

Konu Sayısı: 0 Mesaj Sayısı: 89

Nerden:

Offline

Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #1 :»

 Cry Cry
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

SMF 2008 SMF © 2006, Simple Machines LLC