Gönüllere İnen Ses
1 Recep 1433
23 Mayıs, 2012, 07:07:57 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Günahtan hesab korkusuyla vazgeçmenin mükâafatı
Cevap SayisiCevap Sayisi: 1 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 258 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Günahtan hesab korkusuyla vazgeçmenin mükâafatı  (Okunma Sayısı 258 defa)
01 Nisan, 2009, 16:26:45
Erguvan

Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 35

Konu Sayısı: 1651 Mesaj Sayısı: 2996

Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar

Online

Uyarı Puanı:
%0
« :»

                 Günahtan hesab korkusuyla vazgeçmenin mükâafatı

         Ömer (r.a.)’in hilâfeti döneminde kendini ibâdete vermiş, mescîdden ayrılmayan bir genç vardı, Hz. Ömer (r.a.)’in hoşuna giderdi. Gencin babası sağ ve oldukça yaşlıydı. Yatsı namâzını kılınca hemen babasının yanına dönerdi. Yolu bir kadının kapısından geçiyordu. Bu kadın gence vurulmuştu, yoluna çıkarak nefsini gence arzediyordu. Derken bir gece genci aldatarak peşine taktı, kendisi içeri girdi. Genç de tam içeri girerken Allâh’ı hatırlayıp kendine geldi ve dilinden:

“Takvaya erenler (yok mu?) onlara şeytândan herhangi bir ârıza iliştiği zaman iyice düşünürler, bir de bakarsın ki onlar (hakîkati) görüp bilmişlerdir bile” (A‘râf s. 201)

âyetleri döküldü ve bayılıp yere düştü. Kadın bir câriyesini çağırarak genci birlikte götü­rüp kapısının önüne oturtur ve kapıyı çalıp geri dönerler. Babası oğ­lunun mutad vaktinde gelmediğini görünce aramak üzere dışarı çıkınca bir de ne görsün, oğlu kapının önünde baygın bir vaziyette. Çoluk-çocuğunun yardımıyla kendisini içeri alır. Genç, gece bir hayli ilerledikten sonra ancak ayılır. Babası:

-Oğlum, neyin var? der. Oğlu:

- Hayırdır, bir şey yok.

- Allâh adına and veriyorum, durumu bana söyleyeceksin, diye ısrâr edince o da keyfiyeti haber verir.

- Oğlum, hangi âyeti okumuştun?

Yukarıda geçen âyeti okur ve yine bayılarak yere düşer. Kendisini kaldırmaya çalıştıklarında öldüğünü görürler. Yıkayıp geceleyin defnederler. Hâdiseyi sabahleyin Hz. Ömer (r.a.)’e aktardıklarında Hz. Ömer (r.a.) gencin babasının yanına geldi ve:

- Bana niçin haber vermediniz? diye sitem etti.

- Yâ Emîre’l-Mü’minîn! Geceydi.

- Peki, beni kabrine götürün.

Hz. Ömer (r.a.) maiyetindekilerle birlikte kabrin yanına vardı ve:

- Ey falan, diye seslendikten sonra:

“Rabbinin huzûrunda dur­maktan korkan (bir gün hesâb için Rabbinin huzûruna çıkacağını düşünerek ma‘siyeti terkeden) kimseler için iki cennet vardır” (Rahman s. 46)

âyetini okudu.

Ölü genç kabrin derûnundan şöyle mukâbelede bulundu:

- Yâ Ömer! Rabbim bana o iki cenneti, cennette iki defa verdi!”

(M. Yûsuf Kandehlevî, Hayâtüs-Sahâbe, 4.c, 289.s.)    
   
Logged

Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yârin kitâb-ı hüsnünün Hayrânı olmuştur gönül
Bülbül gibi gül yüzünün Nâlânı olmuştur gönül...
13 Ağustos, 2009, 20:45:44
Şuheda

Aktif Kardeş
*

Rep: 10

Konu Sayısı: 67 Mesaj Sayısı: 272

Nerden: Medine-i Münevvere

Offline

Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #1 :»

Allah razı olsun
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

SMF 2008 SMF © 2006, Simple Machines LLC