Erguvan
Emektar Yönetici
Süper Kardeş

Rep: 35
Konu Sayısı: 1651
Mesaj Sayısı: 2996
Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar
Uyarı Puanı:
%0
|
 |
« :» |
|
Günahtan hesab korkusuyla vazgeçmenin mükâafatı
Ömer (r.a.)’in hilâfeti döneminde kendini ibâdete vermiş, mescîdden ayrılmayan bir genç vardı, Hz. Ömer (r.a.)’in hoşuna giderdi. Gencin babası sağ ve oldukça yaşlıydı. Yatsı namâzını kılınca hemen babasının yanına dönerdi. Yolu bir kadının kapısından geçiyordu. Bu kadın gence vurulmuştu, yoluna çıkarak nefsini gence arzediyordu. Derken bir gece genci aldatarak peşine taktı, kendisi içeri girdi. Genç de tam içeri girerken Allâh’ı hatırlayıp kendine geldi ve dilinden:
“Takvaya erenler (yok mu?) onlara şeytândan herhangi bir ârıza iliştiği zaman iyice düşünürler, bir de bakarsın ki onlar (hakîkati) görüp bilmişlerdir bile” (A‘râf s. 201)
âyetleri döküldü ve bayılıp yere düştü. Kadın bir câriyesini çağırarak genci birlikte götürüp kapısının önüne oturtur ve kapıyı çalıp geri dönerler. Babası oğlunun mutad vaktinde gelmediğini görünce aramak üzere dışarı çıkınca bir de ne görsün, oğlu kapının önünde baygın bir vaziyette. Çoluk-çocuğunun yardımıyla kendisini içeri alır. Genç, gece bir hayli ilerledikten sonra ancak ayılır. Babası:
-Oğlum, neyin var? der. Oğlu:
- Hayırdır, bir şey yok.
- Allâh adına and veriyorum, durumu bana söyleyeceksin, diye ısrâr edince o da keyfiyeti haber verir.
- Oğlum, hangi âyeti okumuştun?
Yukarıda geçen âyeti okur ve yine bayılarak yere düşer. Kendisini kaldırmaya çalıştıklarında öldüğünü görürler. Yıkayıp geceleyin defnederler. Hâdiseyi sabahleyin Hz. Ömer (r.a.)’e aktardıklarında Hz. Ömer (r.a.) gencin babasının yanına geldi ve:
- Bana niçin haber vermediniz? diye sitem etti.
- Yâ Emîre’l-Mü’minîn! Geceydi.
- Peki, beni kabrine götürün.
Hz. Ömer (r.a.) maiyetindekilerle birlikte kabrin yanına vardı ve:
- Ey falan, diye seslendikten sonra:
“Rabbinin huzûrunda durmaktan korkan (bir gün hesâb için Rabbinin huzûruna çıkacağını düşünerek ma‘siyeti terkeden) kimseler için iki cennet vardır” (Rahman s. 46)
âyetini okudu.
Ölü genç kabrin derûnundan şöyle mukâbelede bulundu:
- Yâ Ömer! Rabbim bana o iki cenneti, cennette iki defa verdi!”
(M. Yûsuf Kandehlevî, Hayâtüs-Sahâbe, 4.c, 289.s.)
|