Gönüllere İnen Ses
17 Rebiü'l-Evvel 1433
11 Şubat, 2012, 05:49:48 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: 1. Seyyidinâ Hz. Ebû Bekir Sıddîk (r.a.)
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 3062 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: 1. Seyyidinâ Hz. Ebû Bekir Sıddîk (r.a.)  (Okunma Sayısı 3062 defa)
18 Mart, 2009, 16:37:31
Erguvan

Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 35

Konu Sayısı: 1625 Mesaj Sayısı: 2886

Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar

Online

Uyarı Puanı:
%0
« :»

SİLSİLE-İ ÂLİYYE’NİN PÎŞVÂSI
Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

SEYYİDİNÂ HZ. EBÛ BEKİR SIDDÎK (R.A.) NEBÎLERDEN SONRA EN YÜCE İNSAN


      Dünyâ târihinde en büyük iş, İslâm’ın zuhûrudur. Bu zuhûrla Hakk, hakkıyla bilindi ve Âdem oğlu huzûra erdi. İslâm’ın ilk intişâ Hakk Elçisi (s.a.v.)’in yanından hiç ayrılmayan “Yâr-ı Ğârı” diye anılan Hz. Ebû Bekir Sıddîk (r.a.)’dir.

O, Hz. Peygamber (s.a.v.)’e ve İslâm’a, kalbiyle, canıyla, ma lıyla ve bütün kudret ve imkânlarıyla yardımda bulunduğu gibi, İs lâm ve insanlık uğruna -Hakk Resûl (s.a.v.)’den sonra- en büyük fedâkârlığı ihtiyâr etmişti.

       Bunun içindir ki -İnsanlık âleminde- Nebîlerden sonra en yük sek insan olarak tanınır. Bu yükseklik onun hayâtı boyunca devâm etmiş İlâhî vahye mazhar olmadığı halde, Hakk yolundaki sadâka ti ve güzel ahlâktaki sebâtı, onu “Sıddîklık” derecesine erdirmiştir.

       Onun devrinde, siyâsi hayâtında öyle bir sene vardır ki: İnsan lardan bir şikâyet ve muhâkeme mevzûu olmamıştır.. Hâkimler boş, hapishâneler açık, kalmıştır. Cihan târihinde bu sene tekdir. Ve bunun yegâne âmili Hz. Ebû Bekir Sıddîk (r.a.)’dir. Bu cihetle, onun siyâset, kiyâset, şahsiyyet ve dehâsı, dünyâca meşhûrdur.

       İnsanlık için İslâm’ın lüzûmunu cân u gönülden takdîr eden Hz. Sıddîk (r.a.), Peygamber-i Zîşan (s.a.v.)’in irtihâlinden sonra, İs lâm’ın yayılmasına devâm etti. Hattâ ona hız vermek imkânını bul du. Bu hâl büyük bir düzen ve huzûr sağladı.

       Zîrâ: İslâm, din ve dünyâ nizâmıdır. İslâm nazarında dîni, dün yâdan ayırmak mümkün değildir. Hakk’ın hayâtın ve bekânın dîni olan İslâmiyyet, cidden lâyıkıyla tatbîk edildiği vakit insanoğlunu, aradığı huzûra kavuşturuyor. Târihte, fethedilen kıt’alar, yaşanan devirler, kurulan medeniyyet ve saltanatlar, bunun şâhididirler...

       Seyyidinâ Hz. Ebû Bekir (r.a.), İslâm siyâsetini lâyıkıyla yürü başında gelir. Onun zamanında, tefrikalar bertaraf edilmiş, münâfıklar sindirilmiş, kötüler susturulmuş, fitneler bastırılmıştır. Bu husûstaki dirâyeti, ileriyi görmekteki firâseti, ahkâmı tatbîkteki icraatı, hizmete kendini vermekteki ferâgatı dillere destândır.

       Hele Peygamber-i Zîşân (s.a.v.)’e hicrette yâr-ı ğârı olarak gösterdiği sadâkat ve metânet ve o en tehlikeli andaki teslîmiyyeti ve o anda aldığı ma‘nevî emânet, dünyâ durdukça nâmını rah metle yâd etmeye yetmiştir. Bu ma‘nevî emânet hafî (gizli), dâimî Zikrullâh telkînine mazhar oluşudur. Her an Allâhü Te‘âlâ ile berâber olma şuûrudur.

Hz. Mahmûd Sâmî Ramazânoğlu (k.s.),
Hz. Ebûbekir Sıddîk (r.a.), 13.s.)
Logged

Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yârin kitâb-ı hüsnünün Hayrânı olmuştur gönül
Bülbül gibi gül yüzünün Nâlânı olmuştur gönül...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

SMF 2008 SMF © 2006, Simple Machines LLC