Gönüllere İnen Ses
1 Recep 1433
23 Mayıs, 2012, 06:52:34 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: 4. Hz. Ca'fer-i Sâdık (r.a.)
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 384 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: 4. Hz. Ca'fer-i Sâdık (r.a.)  (Okunma Sayısı 384 defa)
18 Mart, 2009, 16:33:45
Erguvan

Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 35

Konu Sayısı: 1651 Mesaj Sayısı: 2996

Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar

Online

Uyarı Puanı:
%0
« :»

SİLSİLE-İ ÂLİYE'NİN DÖRDÜNCÜ POSTNÎŞÎNİ
Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

HZ. CAFER-İ SÂDIK (R.A.)


      Muhammed Bâkır (r.a.)'in oğludur. O da, Ali Zeynel Âbidin'in, Ali Zeynel Âbidin ise, Hz. Hüseyin'in oğludur. Hz. Hüseyin (r.a.) ise, malum, Hz. Ali (r.a.)’in oğludur. Allâh hepsinden razı olsun.

       Der ki: “İyilik şu üç hale sahib olunca tam olur:

       Bir güzel iş yapınca; gözünde küçültesin, gizli tutasın, acele edesin.. Çünkü küçük görürsen, büyür. Gizlersen, eksiği tamam olur. Acele edersen, ona bir an önce kavuşmuş ve iyi etmiş olursun..”

       “Bir mümin kardeşine ait sevmediğin iş duyarsan, birden yetmişe kadar özür kapısı araştır. Bulamazsan; belki, benim anlayamadığım bir özrü vardır, de ve kapa..”

       Derdi ki: “Müslüman kardeşinizden, manasını anlayamadığınız bir kelâm duyarsanız; iyiye yorunuz. Daha iyisini bulmanız kabil olmayacak kadar güzel bir şekilde yorumlayınız. Onun sözündeki, tam anlayamadığınız mana şeklini değil; nefsinizi töhmet altına alınız.”

       Derdi ki. “Bir hata işlediğiniz zaman, Allâh'tan bağış taleb ediniz. Çünkü hatalar; insanlar yaratılmadan önce yaratılmıştır. Bütün helâk hatada ısrardadır.”

       Medine'de vefat etti. Hicretin, 148.yılı idi. - Milâdî, 65.- yıla rastlar.

       Derdi ki: “Bir kimsenin rızkı daralırsa istiğfara devam etsin.”

       Kısa ve kalın yünden bir elbise giyerdi. Haz'dan yapılma bir de güzel kaftanı vardı, yünden yapılmış elbiseyi içten giyerdi, diğerini dıştan giyerdi.

       İçine giydiği elbise için: “Onu, Allâh için giyeriz..”

       Dışına giydiği için de. “Bunu da sizin için giyeriz..” buyururdu. Sonra da:

       “Allâh için olanı gizledik.. Sizin için olanı da açığa çıkardık.” diye anlatırdı..

       Derdi ki: “Cenâb-ı Hakk dünyaya şöyle emretti:

       Ey dünya, bana hizmet edene hizmet et. Sana hizmet edeni de yor.

       “Sultanların kapısında yaltaklanmadıkça, fakihler; peygamberlerin vekilleridir.

       “Allâhım, rızkını kestiğin kimsenin nasîbini elimle aç. Bana verdiğin herşey, senin ihsanındandır.”

       Allâh ondan razı olsun..

(İmam-ı Şa'rânî (rh.a.), Tabakâtü'l-kübrâ, 101.s.)
Logged

Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yârin kitâb-ı hüsnünün Hayrânı olmuştur gönül
Bülbül gibi gül yüzünün Nâlânı olmuştur gönül...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

SMF 2008 SMF © 2006, Simple Machines LLC