Gönüllere İnen Ses
15 Rebiü'l-Evvel 1433
09 Şubat, 2012, 00:38:24 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: 12. Hz. Alî Râmitenî (k.s.)
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 367 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: 12. Hz. Alî Râmitenî (k.s.)  (Okunma Sayısı 367 defa)
18 Mart, 2009, 16:24:19
Erguvan

Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 35

Konu Sayısı: 1624 Mesaj Sayısı: 2885

Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar

Online

Uyarı Puanı:
%0
« :»

SİLSİLE-İ ÂLİYE'NİN ONİKİNCİ POSTNÎŞÎNİ
Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

HZ. ALİ RÂMİTENÎ (K.S.)


      “Azizan” ve “Pir-i Nessac” isimleri ile meşhurdur. Buhara'ya on beş kilometre olan Ramiten adında büyük bir kasabada doğdu. 1328 (H.728)’de Harezm'de vefat etti. 1315 (H.715) ve 1321 (H.721) tarihlerinde vefat ettiği de bildirilmiştir.

       Ramiten'de ilim tahsiline başladı. Çok kısa zamanda ilim yolunda mertebeler katetti. O devrin en büyük alimi olan Hace Mahmud İncir-i Fağnevî'nin derslerine büyük bir aşkla devam etti. Hocasının iltifatlarına kavuştu. Manevi ve maddi ilimlerde kemale erdi. Böylece zamanının en büyük alimlerinden, yol göstericilerinden oldu. Harezm'e gidip yerleşti. İnsanlara İslamiyetin emir ve yasaklarını anlattı. Pekçok talebe yetiştirdi. Harezm sultanı da onun sohbetinde bulunarak talebeleri arasına girdi. Kerametleri pek çoktur. Bunların bir kısmı kitaplara geçmiştir. İki oğlu olup, ikisi de din ve fen ilimlerinde söz sahibi idiler. Hace Azizan, vefatından sonra talebelerle meşgul olmayı küçük oğlu İbrahim'e bıraktı. Büyük oğlu da büyük âlim idi. İnsanlara doğru yolu gösterme vazifesi niye büyük oğluna verilmedi diye bunları tanıyanlarda bir düşünce hasıl oldu. Büyük âlim Hace Ali Ramiteni bu düşünceleri anlayıp buyurdu ki: “Büyük oğlum bizden sonra fazla yaşamaz. Kısa zamanda bize kavuşur.” Gerçekten kendisinin vefatından on dokuz gün sonra büyük oğlu da babalarına kavuştu.

       Buyurdu ki: “Allâhü Te‘âlâya hiç isyan etmediğiniz bir dille dua ediniz ki, duanız kabul olsun.”

       “İki halde kendinizi sakının: Söz söylerken ve yemek yerken.”

       “Halkı Hakka davet eden kimse, canavar terbiyecisi gibi olmalıdır. Canavar terbiyecisi, nasıl uğraştığı hayvanın huyunu ve istidadını (kabiliyetini) bilip de ona göre davranırsa, o da öyle.”

       “Talebenin, maksadına kavuşması için çok çalışması, nefsini terbiye etmek için çok uğraşması lazımdır. Fakat bir yol vardır ki, nefsi itmi’nana (Rabbinden razı olmaya) kavuşturup, rûhu kısa zamanda yüksek derecelere kavuşturur. O da; Allâhü Te‘âlânın sevgili kullarından birinin gönlünü kazanmaktır. Zira onların kalbi, Allâhü Te‘âlânın nazar ettiği yerdir.”

(Yeni Rehber Ansiklopedisi, 2.c., 35.s.)
Logged

Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yârin kitâb-ı hüsnünün Hayrânı olmuştur gönül
Bülbül gibi gül yüzünün Nâlânı olmuştur gönül...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

SMF 2008 SMF © 2006, Simple Machines LLC