Gönüllere İnen Ses
1 Recep 1433
23 Mayıs, 2012, 06:43:50 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: 16. Hz. Alâaddin Attâr (k.s.)
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 365 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: 16. Hz. Alâaddin Attâr (k.s.)  (Okunma Sayısı 365 defa)
18 Mart, 2009, 16:19:12
Erguvan

Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 35

Konu Sayısı: 1651 Mesaj Sayısı: 2996

Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar

Online

Uyarı Puanı:
%0
« :»

SİLSİLE-İ ÂLİYE'NİN ONALTINCI POSTNÎŞÎNİ
Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

HZ. ALÂEDDÎN-İ ATTÂR (K.S.)


      Buhârâ’da yetişen evliyanın büyüklerindendir. Adı, Muhammed bin Muhammed Buhârî’dir. Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîlerin onaltıncısıdır. Şâh-ı Nakşîbend Buhârî (k.s.)’un hem talebesi, hem damadıdır. Buhârâ’nın Çağanyân nahiyesinde 1400 (h.802)’de vefât etti.
Babası, Buhârâ’nın zengin eşrâfından olan Alâeddîn-i Attar (k.s.) çocukluğundan itibaren zenginliğine rağbet etmeyip, fakirler gibi yaşamaya çalıştı. Küçük yaştan i‘tibaren medrese tahsîline başladı. Babasının vefâtından sonra, Şâh-ı Nakşîbend Bahâeddîn-i Buhârî (k.s.)’a talebe oldu ve onun kızıyla evlendi. Bu büyük zâtın sohbetinde yetişerek tam bir velî oldu. Hocasına teslîmiyet ve bağlılıkla hizmet etti. Hocasının emriyle nefsini terbiye etmek için odun topladı ve pazarda elma sattı.

       Şâh-ı Nakşîbend Buhârî hazretleri henüz hayatta iken, bütün talebesinin yetiştirilme işini Alâeddîn-i Attâr (k.s.)’a bıraktı ve buyurdu ki: “Alâeddîn, bizim yükümüzü çok hafifletti.” Çok talebe yetiştirdi. Seyyid Şerif Cürcânî, Muhammed Pârisâ, Yâkûb-i Çerhî gibi âlim ve velîler Alâeddîn-i Attâr (k.s.)’un yetiştirdiği talebelerdendi. Seyyid Şerîf Cürcânî diyor ki: “Alâeddîn-i Attar hazretlerinin sohbetine kavuşunca, Rabbimi tanıyabildim. O zamana kadar câhildim.”

       Buhârâ’da, Allâhü Te‘âlânın cennette zamansız ve mekansız olarak görüleceğini isbât etti. Hastalıkları esnasında talebelerine, birlik ve beraberliği, Peygamber (s.a.v.) Efendimizin yolundan ayrılmamayı ve sohbete devam etmeyi tavsiye etti. Nakşibendî yolunun “Alâiyye” kolu onunla başlar. Dünyâ malına meyletmezdi.

       “Hakikat, zenginliğin gösterişinden korkmak ve titremek gerektirir. Zenginlik taslamamalı, Allâhü Te‘âlânın verdiğine şükretmelidir. Bir âlimi ve evliyâyı ziyâret etmekten maksât, Allâhü Te‘âlâya yönelmektir. O büyüklerin rûh-ı şerîflerini tam bir yönelme île ziyâret etmek, Cenâb-ı Hakk’ın rızâsına kavuşmaya vesiledir. Nitekim görünüşte, halka tevâzu‘, hakîkatta Hakk’a tevâzûdur. Çünkü insanlara tevâzu‘ göstermek, Allâhü Te‘âlânın rızâsı için ise makbûldür. Evliyâ ile sohbet, aklın artmasına sebeptir.” buyurmuşlardır.

(Yeni Rehber Ansiklopedisi)
Logged

Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yârin kitâb-ı hüsnünün Hayrânı olmuştur gönül
Bülbül gibi gül yüzünün Nâlânı olmuştur gönül...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

SMF 2008 SMF © 2006, Simple Machines LLC