Gönüllere İnen Ses
1 Recep 1433
23 Mayıs, 2012, 06:21:26 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Şeytanı ne Kadar Tanıyoruz?
Cevap SayisiCevap Sayisi: 5 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 321 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Şeytanı ne Kadar Tanıyoruz?  (Okunma Sayısı 321 defa)
20 Mayıs, 2008, 16:11:36
ulya

Onur Üyesi
İyi kardeş
*

Rep: 6

Konu Sayısı: 13 Mesaj Sayısı: 43

Nerden:

Offline

Uyarı Puanı:
%0
« :»

Düşmanını tanımadan insan nasıl savaşabilir? Hangi silahları kullanması gerektiğini, kendisine karşı ne tür komplolar kurulduğunu bilmeden nasıl karşı koyabilir? Neyi yenmesi gerektiğini bilmeyen, nasıl yenebilir?
 
Gelin, iblis-i melun'u yakından, kendi ağzından tanıyalım...
 
 
 

"Şeytanın Peygamber Efendimiz İle Konuşması
Seceret-ül Kevn'den "

 
1. Bölüm

"(Muhîddin-i Arabî) îbni Abbas (R.A.) den naklen Muaz bin Cebel rivayet ediyor;

Bir gün Rasulüllah (S.A.V.) Efendimiz Hz. Eyyüb El-Ensarî'nin evinde ashabı ile sohbet ederlerken, dışarıdan:

- Ya Rasülullah! Görülecek, halledilecek bir işim var. Halli için içeriye girmeme müsaade buyurur musunuz? diye bir ses geldi. Bu sesi işiten Rasulüllah (S.A.V.) Efendimiz ashaba dönerek:

- Bu sesin sahibinin kim olduğunu biliyor musunuz

- Allah ve Rasülü en iyi bilendir. Sesin sahibinin kim olduğunu bilmiyoruz ya Rasûlullah! dediler. Efendimiz:

- O, melûn îblîs'tir Allah'ın laneti O'nun üzerine olsun, buyurunca

Hz. Ömer (R.A.) hemen yerinden fırlayarak:

Ya Rasûlullah! izin veriniz. O'nu hemen öldüreyim, dedi.

- Dur ya Ömer! Bilmez misin ki O'na belli hır vakte kadar mühlet verilmiştir. Buna kimse muktedir değildir. Öldürmeyi aklından çıkar, dedikten sonra şöyle buyurdu:

- Kapıyı açın, gelsin. O, buraya gelmek için emir almıştır. Söyleyeceği sözleri iyice anlamaya çalışınız'.

Rasûlüllah'ın izni üzerine açılan kapıdan melun îblîs içeri girdi. Gözleri yukarı doğru açılmış, kafası büyük bir fil kafası gibi. şaşı, köse bir ihtiyar görünümünde. îblîs:

- Selam sana ya Muhammedi Selam size ey Peygamber ashabı! diye selam verdi. İblîs'in selamını kimse almadı. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:

- Selam Allah'ındır ey mel'un! buyurarak, bize niçin geldin ya laîn? diye sordu.

İblis:

- Ben de buraya gelmekten çok rahatsız oldum. Allah-u Teala'nın, bir melekle; "Habibim Muhammed'e (S.A.V.) zeliline bir şekilde gidecek ve insanları nasıl aldattığını anlatacaksın. Sana ne sorulursa doğru cevap vereceksin şeklindeki emri üzerine buraya geldim." dedi.

Bunun üzerine Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimiz.

- Ya mel'un! Söyle bakalım. insanlar arasında en çok sevmediğin kimdir? diye sordu"
Logged

Bir gün dünya seni sıkarsa, Rabbine dönüp, “Sıkıntım var.”
deme, sıkıntına dönüp “Benim büyük bir Rabbim var.” de!
20 Mayıs, 2008, 16:15:11
ulya

Onur Üyesi
İyi kardeş
*

Rep: 6

Konu Sayısı: 13 Mesaj Sayısı: 43

Nerden:

Offline

Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #1 :»

2. Bölüm
 
îblîs:

- Sensin ya Muhammedi diye cevap verdi. Rasülüllah:

- Benden sonra en çok kimleri sevmezsin? diye sordu, îblîs:

- Adil devlet reislerini, ilmiyle amel eden alimi, Varlığım Allah yoluna adayan müttakî genci.

Sabırlı olan fakiri ki, ihtiyacım üç gün üst üste hiç kimseye anlatmaz, halinden kimseye şikayet etmez. Şükreden zengini ki, kazancı helal yoldandır ve Allah rızası için harcar ,fakir ve yetimleri korur.

Kur'ân-ı hıfzederek onunla amel edeni ve beş vakit Allah (c.c.) rızası için ezan okuyan .müezzini, Dinine bağlı, daima abdestli olan zahidi ve kendini haramdan sakınan merhametli kalb sahi-bini; Helal yiyip cömert olan kişiyi ve Hakk için tevazu edip, ahlakı güzel olanı; Herkes uyurken gece kalkıp namaz kılanı; Allah (c.c.) için sevişen iki genci,
Cemaatle namaz kılmaya çok istek ve dikkatli mü'mini kalbinde bir şey olmaksızın arkadaşlarına nasihat verip, Allah'ın (c.c.) tekeffül ettiğini tasdik edeni; İhlaslı ve tesettüre riayet eden kadınlara yardımcı olan kimseyi; ölüm her an gelecekmiş gibi hazırlık yapan müslümanı hiç sevmem. Bunlar benim can düşmanlarımdır, diye cevap verdi.

Resülullah (S,A.V.) Efendimiz ile îblis arasında şu konuşma geçti:

- Ümmetim tadil-i erkan üzere namazını eda etse nasıl olursun?

- Beni bir sıtma tutar, tir tir titrerim. Kul Allah için secde ettikçe bir derece yükselir.

- Peki, oruç tuttukları zaman?

- Elim, ayağım bağlanır. Ta onla iftar edinceye kadar.

- Kur'an okudukları zaman?

- Eririm. Suda eriyen tuz, 'Ateşte eriyen kurşun gibi.

- Hacc etseler?

- Boynuma bir zincir vurulur.

- Sadaka verdikleri zaman nasıl olursun?

- İste o zaman halim çok kötü olur. Sanki sadaka veren başımdan aşağıya beni ikiye böler.

Zira sadakada şu hasletler vardır;

Sadaka verenin malı bereketlenir. Allah-u Teala sadakalarım cehennemle arasında perde yapar, her türlü belâ sıkıntı ve üzüntüleri ondan giderir, duaları makbul olur, Kıyamet günü hayırları mizanda ağır gelir.

İblîs'in bu sözlerinden sonra Resülüllah (S.A.V.)

Efendimiz, ona sıra ile şu sorulan sordu.

- Ya mel'un! Beraber oturduğun arkadaşın kimlerdir?
Logged

Bir gün dünya seni sıkarsa, Rabbine dönüp, “Sıkıntım var.”
deme, sıkıntına dönüp “Benim büyük bir Rabbim var.” de!
20 Mayıs, 2008, 16:16:40
ulya

Onur Üyesi
İyi kardeş
*

Rep: 6

Konu Sayısı: 13 Mesaj Sayısı: 43

Nerden:

Offline

Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #2 :»

3. Bölüm


 
"- Ya mel'un! Beraber oturduğun arkadaşın kimlerdir?

- Faiz yiyenler.

- Dostların kimlerdir?

- Zina edenler, yalan söyleyenler.

- Yatak arkadaşların ve hizmetçilerin kimlerdir?

- İçki içenler, sarhoşlar.

- Misafirlerin kimlerdir?

- Hırsızlar.

- Elçîn ve habercilerin kimlerdir?

- Sihirbazlar. .

- Gözünün nuru nedir?

- Talak'a (Karısını boşamak için) yemin edenler.

- Sevgililerin kimlerdir?

- Cuma namazını terkedenler.

- Hazinedarın?

- Zekat vermeyenler.

- Peki, ya lain, senin kalbini ne kırar?

- Allah rızası için cihada giden atların kişnemesi.

- Senin cismini ne eritir?

- Günahlarına tövbe edenlerin tövbesi.

- Ciğerini parçalayan nedir?

- Gece ve gündüz Allah'a çokça yapılan istiğfar.

- Peki, yüzünü ne kara eder?

- Gizlice verilen sadaka.

- Gözünü kör eden?

- Teheccüd (gece) namazı.

- Başım eğdiren?

- Çokça cemaatle kılınan namaz ve sana devamlı getirilen salavat.

- Sana göre insanların en sevimli-si kimdir?

- Namazlarım bilerek kasden bırakanlar.

- Sana göre insanların en şakîsi kimdir?

- Cömertler.

- Seni işinden ne alıkoyar?

- Alimlerin meclisleri.

- Ebu Bekir için ne dersin?"
Logged

Bir gün dünya seni sıkarsa, Rabbine dönüp, “Sıkıntım var.”
deme, sıkıntına dönüp “Benim büyük bir Rabbim var.” de!
20 Mayıs, 2008, 16:18:17
ulya

Onur Üyesi
İyi kardeş
*

Rep: 6

Konu Sayısı: 13 Mesaj Sayısı: 43

Nerden:

Offline

Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #3 :»

4.  Bölüm
 
- Ebu Bekir için ne dersin?

- Cahiliyyet devrinde bile bana itaat etmeyen O. İslam'a girdikten sonra mı itaat edip yalan söyleyecek?

- Peki Ömer için ne dersin?

- Her gördüğüm yerde ondan kaçarım.

- Peki Osman için?

- O'ndan pek çok utanırım.

- Peki ya Ali için ne dersin?

- O'nunla başa çıkamam! Beni kendi başıma bıraksa. Ben de O'nu bıraksam. Ama O beni bırakmaz.

Resülüllah (S.A.V.) İblîs'in bu sözlerinden sonra söyle buyurdu.


(Burada Allah-u alem çeviri hatası var, emin olmadığım için eklemiyorum)

Bunun üzerine İblîs de şöyle dedi:

- Ya Muhammedi Ümmetinin saadeti için nasıl ferah durursun? Ben o belli vakte kadar sağ kald?kça, onların kan damarlarında dolaşır, vesvese veririm. Beni yaratan Allah'a yemin ederim, ki, onların alim ve cahillerim, abid ve tacirlerini velhasıl hepsini azdırırım. Yalnız Allah'ın salih kulları müstesna. İşte onları azdıramam.

Rasülüllah (S.A.V.) Efendimiz:

- Sana göre bu salih kullar kimlerdir. Ya Lain? diye sorunca İblîs;

- O salih kul ki mal ve parayı sevmez, medhedilmekten hoşlanmaz, hemen onu bırakır, kaçarım. Bir kimse ki malı, parayı ve övülmeyi sever, kalbi dünya arzularına bağlıdır. İşte o benim en itaatkar dostumdur.

Sonra benim yetmişbin tane çocuğum vardır. Onların her birini bir yere tayin etmişimdir. Her çocuğumun da yetmişbin tane şeytanı vardır.

Onların bir kısmım ülemaya, bir kısmım meşayiha, bir kısmım ihtiyar kadınlara musallat etdim. Bir kısmım gençlere ve çocuklara gönderdim. Gençlerle aramız gayet iyidir. Çocuklarla da bizimkilerin istedikleri gibi oynarlar. Bir kısmını da âbid ve zahidlere yolladım. Her taraflarından hücum ederler. Öyle bir hale gelirler ki, başlarlar, çeşitli sebeplerden herhangi birine sövmeye. İşte böylece ihlasları gider. Yaptıkları ibadetleri ihlassız olur. Fakat bu durumlarının farkında olamazlar.

Rasûlallah (S.A.V.) ile iblis arasındaki konuşma şöyle devam etti:

- Rabbinden neler taleb ettin?

- On şey taleb ettim


.......

İblis'in talepleri neler idi acaba?
Devamı var...
« Son Düzenleme: 20 Mayıs, 2008, 16:19:59 Gönderen: ulya » Logged

Bir gün dünya seni sıkarsa, Rabbine dönüp, “Sıkıntım var.”
deme, sıkıntına dönüp “Benim büyük bir Rabbim var.” de!
23 Mayıs, 2008, 14:56:37
First Moments

Prenses
Yeni Kardeş
*

Rep: 0

Konu Sayısı: 0 Mesaj Sayısı: 4

Nerden:

Offline

Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #4 :»

S.a
Allah razı olsun güzel insan  Kiss
Logged

"Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol"
23 Mayıs, 2008, 20:46:51
Güli Rana

Prenses
İyi kardeş
*

Rep: 7

Konu Sayısı: 14 Mesaj Sayısı: 72

Nerden: Medine

Offline

Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #5 :»

Allah razi olsun hatirlmak icin arada okumak gerekiyor..
Logged

Ne kervan kaldı,ne at,hepsi silinip gitti,
İyi insanlar iyi atlara binip gitti.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

SMF 2008 SMF © 2006, Simple Machines LLC