Gönüllere İnen Ses
1 Recep 1433
23 Mayıs, 2012, 05:50:24 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Allah, dürüst olmayan, sözünde durmayanları sevmez
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 223 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Allah, dürüst olmayan, sözünde durmayanları sevmez  (Okunma Sayısı 223 defa)
19 Mayıs, 2008, 13:46:54
Erguvan

Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 35

Konu Sayısı: 1651 Mesaj Sayısı: 2996

Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar

Online

Uyarı Puanı:
%0
« :»

Allah, dürüst olmayan, sözünde durmayanları sevmez

Birgün Peygamber Efendimize (s.a.v.) bir adam gelmiş, “Bana öyle bir nasihatte bulun ki senden başkasına sorma ihtiyacı duymayayım” dediğinde Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardı: “‘Allah’a inandım’ de ve sonra da dosdoğru ol.” 1

Demek inanmak dosdoğru olmayı gerektiriyor. Zaten biz de Allah’a, her gün kıldığımız beş vakit namazda, “Bizi dosdoğru yolda sabit kıl” diye duâ etmiyor muyuz?

Allah’ın sevdiği insanlardan biri her yönüyle doğru, dinin emrettiği şekilde dürüst olan insanlardır. Kur’ân der ki: “Şüphesiz ki Allah adâleti ve doğruluğu muhâfaza edenleri sever.”2

Yine doğruluğun diğer bir şekli olan ahdde durmayı da Kur’ân emrederken, “Muhakkak ki Allah emir ve yasaklarına karşı gelmekten ve ahidlerini bozmaktan sakınanları sever”3 buyurmaktadır.

Demek doğruluk, sözde durma Allah’ın sevgisini kazanmanın en önemli yollarından biridir.

Doğruluk niçin bu kadar önemlidir?

Dinin temelini doğruluk teşkil eder. İnanan insan kalpte, sözde ve davranışta doğru olacaktır. Bu vasfı ona çok şey kazandırır. Bundan yoksunluk ise ona çok şey kaybettirir.

Peygamber Efendimizi (S.A.V) yücelerin yücesine çıkaran ve o günün sosyal hayatında en beğenilen metâ doğrulukken, yalancı peygamber Müseylemetü’l-Kezzab’ı aşağıların aşağısına atan kizb, yani yalancılık olmuştur.

Dürüst insan her zaman kazanır. Şâirin dediği gibi, “Mü’mine sadakat yaraşır görse de ikrah / Doğruların yardımcısıdır Hz. Allah.”

İnsanlar nazarında da değeri büyüktür dürüst insanın. Baş üstünde tutulur, itibar görür. Peygamberimiz (s.a.v) o kadar dürüst bir kimseydi ki, dâvâsına dürüstlüğünü delil olarak göstermişti. Müşrikler bile “Şimdiye kadar senin hiçbir yalan söylediğini görmedik” demişlerdi.

İşte Resûl-i Ekrem’in (s.a.v) bu dürüstlük ve güvenilirliğidir ki yirmi üç sene gibi kısa bir zamanda dünyada benzeri görülmeyen en büyük inkılâbı gerçekleştirmişti.

Gönüller fethetmenin en etkili yolu budur. Günümüzün Müslümanı da içi dışı bir, dürüst ve güvenilir olduğu müddetçe gönüller fethetmeye devam edecektir.

Dürüst ve güvenilir olmayan insan İslâmın yüz karasıdır, dinine perde ve gölge olur. Dolayısıyla İslâma kötülük yapmış olur.

Bütün mesele İslâmın güzelliklerini doğru İslâmiyeti, İslâmiyete lâyık doğruluğu hâl ve hareketlerimizle gösterebilmektir.



Dipnotlar:
1- Müslim. İman: 62. 2- Hucurât Suresi: 9. 3- Tevbe Suresi: 7.
« Son Düzenleme: 20 Mayıs, 2008, 19:02:59 Gönderen: Erguvan » Logged

Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yârin kitâb-ı hüsnünün Hayrânı olmuştur gönül
Bülbül gibi gül yüzünün Nâlânı olmuştur gönül...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

SMF 2008 SMF © 2006, Simple Machines LLC