|
Deryagül
|
 |
« :» |
|
Kur'an okumanın fazileti
Resûl-i Ekrem (s.a.v.): “Demir paslandığı gibi şu kalbler de paslanır” buyurdu.
Ashâb (r.a.e.): Cilâsı nedir yâ Resûlallâh (s.a.v.)? diye sorunca, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurdular:
“Kur’ân okumak ve ölümü hatırlamaktır.”
İbn Mes‘ûd (r.a.): “Kur’ân okuyun, zîrâ her harfine Allâh (c.c.) on sevâb verecektir. Ben “elif-lâm-mîm” bir harftir demiyorum, “elif”, “lâm”, “mîm” in her biri ayrı ayrı birer harftir.”
Yine İbn Mes‘ûd (r.a.) buyurdular ki: “Kişinin kendi vaziyetini yoklamasına lüzum yok. Eğer Kur’ân’ı seviyor ve oradaki hükümler hoşuna gidiyorsa, Allâh’ı ve Resûlünü seviyor demektir. Eğer Kur’ân-ı Kerîm hoşuna gitmiyorsa, Allâh’ı ve Peygamberi sevmiyor demektir.”
Amr ibnü’l As (r.a.): “Kur’ân-ı Kerîm’den her âyete, Cennette bir derece verilir ve Kur’ân evinizde nûrdur. Yâni mü’min Kur’ân’dan ezberlediği her âyet karşılığı Cennette bir derece alır.”
Ebû Hüreyre (r.a.): “Hangi evde Kur’ân-ı Kerîm okunursa, orada bolluk, bereket çoğalır, şeytanlar uzaklaşır ve melekler oraya, hücûm eder. Hangi evde Kur’ân okunmazsa, o evde darlık, sıkıntı, huzursuzluk baş gösterir rahmet melekleri oradan uzaklaşır ve şeytanlar orayı istilâ eder.”
Ahmed bin Hanbel: “Allâhü Te‘âlâyı rüyâmda gördüm” ve: “Sana en çok ne ile yaklaşılabilir?” diye sordum. Allâhü Te‘âlâ: “Kur’ân okumakla” buyurdu. Ben: “Anlayarak mı, yoksa anlamayarak da olur mu?” diye sorunca Allâhü Te‘âlâ: “Hem anlayarak hem anlamayarak” buyurdu.”
(Huccetü’l İslâm İmâm-ı Gazâlî (rh.a.), İhyâ u Ulûmi’d-din, 1.c., 775.s.)
|