Gönüllere İnen Ses
1 Recep 1433
23 Mayıs, 2012, 05:15:34 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Molla Câmî’nin Ehl-i beyt sevgisi
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 390 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Molla Câmî’nin Ehl-i beyt sevgisi  (Okunma Sayısı 390 defa)
01 Aralık, 2008, 16:33:20
Erguvan

Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 35

Konu Sayısı: 1651 Mesaj Sayısı: 2996

Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar

Online

Uyarı Puanı:
%0
« :»

Molla Câmî’nin Ehl-i beyt sevgisi

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın


     Mevlânâ Abdurrahmân Câmî hazretleri Hirat’ta yetişen âlim ve büyük velîlerdendir. 1414 (H.817) de İran’ın Câm kasabasında doğdu. İmâm-ı Muhammed Şeybânî hazretlerinin neslindendir. Hikmet­li sözleri çoktur. Buyurdu ki:


“Seven o kimselerdir ki, sevgilisinden ne kadar düşmanlık görse, yine dostluğunu artırır. Sevgilisin­den başına binlerce sitem taşı gelse, onlar ancak aşk binâsını sağlamlaştırır.”

“İlim, sana zarûri oldukça kazanmaya çalış, sana gerekli olmayan bilgileri elde etmeye uğraşma, zarûri bilgiyi kazandıktan sonra da, onunla amel etmekten başka bir şey isteme.”


“Her kime şu beş saâdet verilmiş ise, tatlı yaşayışın dizgini onun eline bırakılmıştır:

1- Vücud sağ­lığı,
2- Güven,
3- Rızık genişliği,
4- Şefkatli ve vefâlı arkadaş,
5- Ferâgat duygusu.”


“Üç zümreye, üç şey çirkin düşer:

* Pâdişâhlara sertlik,
* âlimlere mal sevdâsı,
* zenginlere cimrilik.”

Molla Câmî, Ehl-i Beyt’e ve Eshâb-ı kirâma âşık idi. Onlara kötü gözle bakanlara, uygun olmayan sözler sarf edenlere derhâl cevaplarını verir ve sustururdu. Bu sebeple Eshâb-ı kirâm düşmanlarıy­la hiç uyuşamadı ve onların dâimâ tenkidlerine mâruz kaldı. “Silsilet-üz-Zeheb” ismindeki kitabın­da, İtikâdnâme başlığı ile Ehl-i sünnet îtikâdını, otuz bahiste ve çok güzel bir üslûp ile anlattı.


               Bu mübarek zatı çok sevenlerden biri anlattı:

   “Eshâb-ı kirâm düşmanlarından biri, Mevlânâ Câmî ile münâzara etti. Eshâb-ı kirâm aleyhinde keli­meler sarf etti. Buna Mevlânâ Câmî öyle güzel cevaplar verdi ki, o Eshâb-ı kirâm düşmanı, konu­şacak tek kelime bulamayıp sustu.

   Fakat Mevlânâ hazretlerine buğz etmeye, ona gizliden gizliye düşmanlığa başladı. Biz bu adamın en kısa zamanda bir belâya uğrayacağını ve Eshâb-ı kirâm efendilerimize dil uzatmanın cezâsını ânında çekeceğine inanıyor ve bekliyorduk. O, biraz ötede duran atının yanına gidip, yemini yiyip yemediğini kontrol etmek için, elini başındaki torbanın içine soktu. At, birden sâhibinin şehâdet parmağını ısırıp kopardı. Bağırmaya, feryâd ve figâna başladı. Herkes ne oluyor ne var diye etrâfına toplandı. Biraz sonra yere yıkıldı ve büyük bir ızdırap içinde kıvranarak öldü. Doğrusu, cezânın bu kadar kısa bir zaman içinde verileceğini tahmin etmiyor­duk.”
Logged

Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yârin kitâb-ı hüsnünün Hayrânı olmuştur gönül
Bülbül gibi gül yüzünün Nâlânı olmuştur gönül...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

SMF 2008 SMF © 2006, Simple Machines LLC