Gönüllere İnen Ses
1 Recep 1433
23 Mayıs, 2012, 05:00:48 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Muhyiddîn-i Arabî hazretlerine dil uzatan Horasanlı
Cevap SayisiCevap Sayisi: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 362 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Muhyiddîn-i Arabî hazretlerine dil uzatan Horasanlı  (Okunma Sayısı 362 defa)
16 Kasım, 2008, 12:42:19
Deryagül

Hüzn-ü Hazan
Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 32

Konu Sayısı: 1309 Mesaj Sayısı: 2245

Nerden:
Medine-i Münevvere


Online

Uyarı Puanı:
%0
« :»

Muhyiddîn-i Arabî’ye dil uzatan Horasanlı



   Muhyiddîn-i Arabî hazretleri 1165 (H.560) senesinde Endülüs’teki Mürsiyye kasabasında doğdu. 1240 (H.638) senesinde Şam’da vefât etti. Kabri Şam’da olup sevenleri tarafından ziyâret edil­mektedir...
Muhyiddîn-i Arabî hazretleri, kendisinden nasîhat isteyen bir kimseye buyurdu ki:

“KENDİNE BİR REHBER BUL!”

   “Ey nefsinin kurtuluşunu isteyen kimse! Her şeyden önce sana lâzım olan, sana kendi ayıp ve ku­sûrlarını gösterecek, seni nefsine itâattan kurtaracak bir üstâd, rehber, hoca lâzımdır. Şâyet böyle bir zâtı aramak için uzak memleketlere gideceksen, sana bâzı nasîhatlerde bulunayım... O zâtı bulduğun zaman, huzûrunda, yıkayıcının elindeki ölü gibi ol. Çünkü ölü, yıkayıcıya aslâ îtirâz etmez.

   Sakın hatırına o zâta karşı îtirâz gelmesin. Sana emrettiği şeyi yap. Sana emrettiği şeyi iyice an­la ve iyi öğrenmeden o işin peşinde koşma. Ona düşman olandan Allah için uzak dur. O düşman ile berâber olma. Arkadaşlık etme. Hocanı seveni sev ve ona yardımcı ol.
Edebi aslâ terk etme. Yolda giderken onun önünde yürüme. Devamlı ona bakma. Çünkü böyle yapmak, hayâyı azaltır, ona karşı hürmeti kalbten çıkarır.

   Ona olan sevgini, onun emirlerine uyup, yasak ettiklerinden sakınmak sûretiyle göster. O zâta yemek ve yiyecek takdîm ettiğin za­man, diğer lâzım olan şeyler ile berâber önüne bırak, kapının yanında edeble dur. Eğer sana sesle­nirse cevap ver. Yoksa yemeğini yiyinceye kadar bekle. Yemeğini yiyip sana sofrayı kaldırmanı söylediği zaman hemen kaldır. Sofrada bir şeyler kalıp, senin yemeni emrettiği zaman, îtiraz etme­den ye. Başkasına verme...”

“O ZALİM ADAM ÖLDÜ!”

   Horasan’da zalim ve Allah adamlarını; bilhassa Muhyiddîn-i Arabî hazretlerine dil uzatan, ona ve onu sevenlere eziyet eden bir adam vardı. Çok eziyet görenler, Muhyiddîn-i Arabî’ye bunu şikâ­yet edip, “tahammülümüz kalmadı” dediler. O da; “Bana şöyle şöyle bir bıçak getirin” buyurdu. Bir kâğıdı insan şeklinde yapıp, bıçakla kesti ve; “Ey cemâat, şu anda, Horasan’daki o inatçı za­lim adam öldü” buyurdu.

   Şikâyet edenlerden biri Horasan’a gitti. O evi buldu. “Filân kimse, falan günde, falan saatte onu kesti” dediler. Hâdise, hocalarının buyurduğu şekildeydi...
Logged

Beni bir ben bilirim, bir de Yaradan,
Bana bir ben gerek, bir de beni anlayan...

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

SMF 2008 SMF © 2006, Simple Machines LLC