Gönüllere İnen Ses
1 Recep 1433
23 Mayıs, 2012, 04:51:55 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Başkası hakkında kötü düşünmek
Cevap SayisiCevap Sayisi: 1 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 232 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Başkası hakkında kötü düşünmek  (Okunma Sayısı 232 defa)
04 Kasım, 2008, 09:26:49
Erguvan

Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 35

Konu Sayısı: 1651 Mesaj Sayısı: 2996

Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar

Online

Uyarı Puanı:
%0
« :»

           Başkası hakkında kötü düşünmek

     İyi, sâlih insânları, kötü, haram işleyici yâni fâsık bilmeye, böyle zannetmeye, sû-i zan denir.

Ha­dîs-i şerîfte buyuruldu ki:
İnsan, üç şeyden kurtulamaz: Sû-i zan, tayere, hased. Sû-i zan edin­ce, buna uygun harekette bulunmayınız. Uğursuz zannettiğiniz şeyi, Allah'a tevekkül ederek yapı­nız. Hased ettiğiniz kimseyi hiç incitmeyiniz!

Tayere, uğursuzluğa inanmaktır. Sû-i zan ise, bir kimseyi kötü zannetmektir.

İyi, sâlih kimseleri haram işleyici yâni fâsık zannetmek, sû-i zan olur ki, haramdır. Günahı çok olan bir kimsenin, günâhlarının affolmayacağını zannetmesi de, Allah-ü Teâlâ'ya sû-i zan olur. Böy­le düşünmek de günahtır.

Bu sebeple, sû’i zan etmek yani iyi, sâlih kimseleri kötü bilmek gibi şeylerin harâm olduğunu, iyi ve kötü bütün huyları öğrenmek, her Müslümana farz-ı ayındır.

Herhangi bir kimseyi, haram işlediğini öğrenerek, bilerek sevmemek, sû-i zan olmaz, buğd-i fillâh olur ki, sevâbdır.
 
Kalbimiz temizdir diyerek harâmları, çirkin ve kötü şeyleri yapanları, açıkça günâh işleyerek Müslü­mânları aldatanları sevmemek, bunlara uymamak lâzımdır. Bunların fâsık olduklarını söylemek, sû-i zan olmaz.

Kalbe gelen hâtıra, düşünce, sû-i zan olmaz. Zannetmek, yani kalbin o tarafa kayması, sû-i zan olur.
Hucurât sûresinin 12. âyet-i kerimesinde meâlen;
"Ey îmân edenler! Sû-i zan etmekten kendinizi koruyunuz! Zan etmenin bazısı günâhtır." buyurul­maktadır.

Peygamber efendimiz de;
"Sû-i zan etmeyiniz. Sû-i zan, yanlış karâr vermeye sebep olur. İnsanların gizli şeylerini araştır­mayınız, kusûrlarını görmeyiniz, münâkaşa etmeyiniz, hased etmeyiniz, birbirinize düşmanlık etme­yiniz, birbirinizi çekiştirmeyiniz, kardeş gibi birbirinizi seviniz. Müslümân Müslümânın kardeşidir. Ona zulmetmez, yardım eder. Onu, kendinden aşağı görmez." buyurmuşlardır.
Logged

Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yârin kitâb-ı hüsnünün Hayrânı olmuştur gönül
Bülbül gibi gül yüzünün Nâlânı olmuştur gönül...
04 Kasım, 2008, 09:30:37
Erguvan

Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 35

Konu Sayısı: 1651 Mesaj Sayısı: 2996

Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar

Online

Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #1 :»



     Müslümân olduğunu söyleyen ve îmânın gitmesine sebep olan bir söz ve işte bulunmayan kimse­nin bir sözünden veyâ işinden hem îmânı olduğu, hem de îmânsız olduğu anlaşılırsa, îmânı olduğu­nu anlamalı, dinden çıktı dememelidir. Fakat bir kimse, dini yıkmaya, gençlerin îmânını çalmaya uğ­raşır veyâ harâmlardan birinin iyi olduğunu söyleyerek bunun yayılması, herkesin yapması için uğ­raşırsa yâhut Allah-ü Teâlâ'nın emirlerinden birinin bile zararlı olduğunu söylerse, buna Müslüman denmez. Müslümânları aldatan böyle ikiyüzlüleri Müslümân sanmak, ahmaklık olur.

Bir Müslümanın ayıbını görünce ona hüsn-i zan etmeli, hakkında kötü düşünmemeli, iyiye yormalı ve onu ıslâh etmelidir. Bir kimsenin, herhangi bir kimse hakkında, kalbine gelen kötü düşünce, sû-i zan olmaz. Zannetmek yani kalbin o tarafa kayması, sû-i zan olur. Sâlih veya fâsık olduğu bilin­meyen mü’mine hüsn-i zan etmelidir.

Lokman Hakîm hazretleri, oğluna hitaben;
“Ey oğul! Müslümanlar hakkında kötü düşünme. Sû-i zannı terk eyle. Zîrâ sû-i zan, seni hiç kimse ile dost yapmaz” buyurmuştur.

Müslümânın hayırlı ve sâlih olduğuna inanmak, ibâdet olur. Bir Müslümâna sû-i zan ederek ona inanmamak, kötü huylu olmayı gösterir. İşitilen sözü, anlamaya çalışmalı, anlayamadığını sormalı­dır. Söz sâhibine hemen sû-i zan etmemelidir. Şeytânın kalbe getirdiği vesveselerden en çok ba­şardığı, sû-i zan vesvesesidir. Sû-i zan etmek harâmdır. Bir sözden iyi mânâ çıkarmaya imkân bu­lunamazsa, bunun hatâ ile, yanlışlıkla veyâ unutarak söylenebileceği düşünülmelidir.

Ahmed bin Yahyâ el-Celâ hazretleri;
“Bir kimse gözümün önünde bir hatâ işledikten sonra kaybolup gitse, onun tövbe ettiğine inanır, hakkında sû-i zanda bulunmam” buyurmuştur.

Netice olarak, iyi, sâlih kimseler hakkında kötü düşünmek, onları fâsık bilmek, sû-i zan olur ki ha­ramdır, günahtır. İmâm-ı Câfer-i Sâdık hazretlerinin buyurduğu gibi:
“Müslüman kardeşinizden mânâsını anlamadığınız bir söz duyarsanız, iyiye yorunuz. Daha iyisi kâ­bil olmayacak kadar iyiye yorumlayınız. Anlayamamaktan dolayı kendinizi ayıplayınız.”


Rabbim bizleri sû-i zandan muhafaza eylesin.
Güzel görüp, güzel düşünenlerden eylesin inşaallah.  
AMİİİN...
Logged

Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yârin kitâb-ı hüsnünün Hayrânı olmuştur gönül
Bülbül gibi gül yüzünün Nâlânı olmuştur gönül...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

SMF 2008 SMF © 2006, Simple Machines LLC