Erguvan
Emektar Yönetici
Süper Kardeş

Rep: 35
Konu Sayısı: 1651
Mesaj Sayısı: 2996
Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar
Uyarı Puanı:
%0
|
 |
« Yanıtla #1 :» |
|
Ebû Bekir Vâsıtî hazretleri buyuruyor ki: “Yüzünü nefsine döndüren, sırtını dîne döndürmüş olur. Yüzünü dîne döndüren sırtını nefsine döndürmüş olur. Nefsinin istediği işlere değil, nefse aykırı olan işlere gönül ver.”
Hakkını alandan, yalnız hakkını geri almak, fazlasını almamak, intisâr olur. Affetmek, bazan zâlimlere karşı aczi gösterebilir, zulmün artmasına sebep olabilir. İntisâr, her zamân zulmün azalmasına, hattâ yok olmasına sebep olur. Böyle zamânlarda, intisâr etmek, affetmekten dahâ efdal, dahâ sevâb olur.
Hakkından fazlasını geri almak, zulüm olur. Zulmedenlere azâb yapılacağı bildirilmiştir. Zâlimi affeden, Allah-ü teâlânın sevgisine kavuşur. Zâlimden hakkı kadar geri almak, adâlet olur. Gayr-i müslimlere karşı adâlet yapılır. Fakat gücü yettiği hâlde affetmek, güzel ahlâktır.
Resûlullah (s.a.v) Efendimiz, bir kimsenin zâlime bedduâ ettiğini görünce; (İntisâr eyledin!) buyurdu. Affeyleseydi, dahâ iyi olurdu.
Hadîs-i şerîfte; (Üç şey kendisinde bulunan kimse, Cennete dilediği kapıdan girecektir: Kul hakkını ödeyen, her namâzdan sonra onbir defa ihlâs sûresini okuyan, kâtilini affederek ölen) buyurulmuştur.
Zülkarneyn aleyhisselâm hakkında Peygamber değildi, diyen âlimler buyurdular ki: “Zülkarneyn aleyhisselâm peygamber değildi ama ona Peygamberlerde bulunan sıfatlardan dördü verilmişti.
Bunlar, gücü var iken affederdi. Vâdettiğini yapardı. Hep doğru söylerdi. Rızkını bir gün evvelden hâzırlamazdı.”
HİÇ KİMSEYİ İNCİTMEMELİ
Netice olarak, Müslümânların ayıplarını örtmeli, gizli günâhlarını yaymamalı ve kusûrlarını affetmelidir. Çünkü affetmek, çok sevâbtır. Zulmün çokluğu kadar affın sevâbı da çok olur. Küçüklere, emri altında bulunanlara, fakîrlere merhamet etmelidir.
Kusûrlarını yüzlerine vurmamalıdır. Hiç kimseyi incitmemeli, dînine, malına, canına, şerefine, nâmûsuna saldırmamalıdır. İyi, kötü, herkese, güler yüz göstermeli. Fitne çıkarmamalı, düşman kazanmamalıdır. Af dileyenleri affetmelidir.
Herkese karşı iyi huylu olmalıdır. Kimsenin sözüne karşı gelmemeli. Münâkaşa etmemelidir. Ebû Abdullah Ahmed Makkarî hazretlerinin buyurduğu gibi: “Fütüvvet demek, gücendiğin kimseye iyilik etmek, sevmediğine ihsânda bulunmak ve sıkıldığın kimseye güler yüzlü olmaktır.”
|