Gönüllere İnen Ses
1 Recep 1433
23 Mayıs, 2012, 04:47:17 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Affetmek, gadabı, intikamı temizler
Cevap SayisiCevap Sayisi: 1 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 218 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Affetmek, gadabı, intikamı temizler  (Okunma Sayısı 218 defa)
03 Kasım, 2008, 20:15:32
Erguvan

Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 35

Konu Sayısı: 1651 Mesaj Sayısı: 2996

Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar

Online

Uyarı Puanı:
%0
« :»

          Affetmek, gadabı, intikamı temizler

     İnsanın yaratılışında, hayvânî rûhun arzûları bulunmaktadır. Bu sebeple insan, malı, parayı sever ve kendisinde gadab, intikam, kibir gibi sıfatlar görünmeye başlar. Peygamber (s.a.v) Efendimiz;

(Sadaka vermekle mâl azalmaz. Allahü teâlâ, affedenleri azîz eder. Allah rızâsı için affedeni, Alla­hü teâlâ yükseltir) buyurmuştur.

Hadîs-i şerîfte bildirilen sadaka, farz olan sadaka yani zekât demektir. Tevâzu edenin tâatlarına, ibâdetlerine, dahâ çok sevâb verilir ve günâhları, dahâ çabuk affolunur.

Bu hadîs-i şerîf, kötü huyların ilâcını bildirmekte ve sadakayı, zekâtı emretmektedir. Affetmek de, gadabı, intikamı temizlemektedir. Hadîs-i şerîfte, affetmek, şartsız olarak bildiriliyor. Mutlak olan emir, bir şarta bağlanmaz, umûmîdir, birkaç şeye mahsûs değildir. Hakkını almak mümkün değilse de, affetmek iyidir. Mümkün ise, dahâ iyidir. Çünkü, hakkını geri almaya kudreti varken affetmek, nefse dahâ güç gelir.


        İNSANLIĞIN EN YÜKSEK DERECESİ

   Zulmedeni affetmek, hilmin, merhametin ve şecâatin en üstün derecesidir. Kendisine iyilik etme­yene hediyye vermek de, ihsânın en üstün derecesidir. Kötülük edene ihsânda bulunmak, insanlı­ğın en yüksek derecesidir. Bu sıfatlar, düşmanı dost yapar.

Muhyiddîn-i Arabî hazretleri;
“Kötülük edene iyilik yapan kimse, nimetlerin şükrünü yapmış olur. İyilik edene kötülük yapan kim­se, küfrân-ı ni’met etmiş olur” buyurmaktadır.

Kendini beğenen, nefsinin esiri olan kimse, iyilik yapamaz, teşekkür edemez ve kötülük edenleri de affedemez.

Logged

Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yârin kitâb-ı hüsnünün Hayrânı olmuştur gönül
Bülbül gibi gül yüzünün Nâlânı olmuştur gönül...
03 Kasım, 2008, 20:15:55
Erguvan

Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 35

Konu Sayısı: 1651 Mesaj Sayısı: 2996

Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar

Online

Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #1 :»

   Ebû Bekir Vâsıtî hazretleri buyuruyor ki:
“Yüzünü nefsine döndüren, sırtını dîne döndürmüş olur. Yüzünü dîne döndüren sırtını nefsine dön­dürmüş olur. Nefsinin istediği işlere değil, nefse aykırı olan işlere gönül ver.”

Hakkını alandan, yalnız hakkını geri almak, fazlasını almamak, intisâr olur. Affetmek, bazan zâlimle­re karşı aczi gösterebilir, zulmün artmasına sebep olabilir. İntisâr, her zamân zulmün azalmasına, hattâ yok olmasına sebep olur. Böyle zamânlarda, intisâr etmek, affetmekten dahâ efdal, dahâ sevâb olur.

Hakkından fazlasını geri almak, zulüm olur. Zulmedenlere azâb yapılacağı bildirilmiştir. Zâlimi affe­den, Allah-ü teâlânın sevgisine kavuşur. Zâlimden hakkı kadar geri almak, adâlet olur. Gayr-i müs­limlere karşı adâlet yapılır. Fakat gücü yettiği hâlde affetmek, güzel ahlâktır.

Resûlullah (s.a.v) Efendimiz, bir kimsenin zâlime bedduâ ettiğini görünce;
(İntisâr eyledin!) buyurdu. Affeyleseydi, dahâ iyi olurdu.

Hadîs-i şerîfte;
(Üç şey kendisinde bulunan kimse, Cennete dilediği kapıdan girecektir: Kul hakkını ödeyen, her namâzdan sonra onbir defa ihlâs sûresini okuyan, kâtilini affederek ölen) buyurulmuştur.

Zülkarneyn aleyhisselâm hakkında Peygamber değildi, diyen âlimler buyurdular ki:
“Zülkarneyn aleyhisselâm peygamber değildi ama ona Peygamberlerde bulunan sıfatlardan dördü verilmişti.

Bunlar, gücü var iken affederdi. Vâdettiğini yapardı. Hep doğru söylerdi. Rızkını bir gün evvelden hâzırlamazdı.”

        HİÇ KİMSEYİ İNCİTMEMELİ

   Netice olarak, Müslümânların ayıplarını örtmeli, gizli günâhlarını yaymamalı ve kusûrlarını affetmeli­dir. Çünkü affetmek, çok sevâbtır. Zulmün çokluğu kadar affın sevâbı da çok olur. Küçüklere, em­ri altında bulunanlara, fakîrlere merhamet etmelidir.

Kusûrlarını yüzlerine vurmamalıdır. Hiç kimseyi incitmemeli, dînine, malına, canına, şerefine, nâmûsuna saldırmamalıdır. İyi, kötü, herkese, güler yüz göstermeli. Fitne çıkarmamalı, düşman kazanmamalıdır. Af dileyenleri affetmelidir.

Herkese karşı iyi huylu olmalıdır. Kimsenin sözüne karşı gelmemeli. Münâkaşa etmemelidir. Ebû Abdullah Ah­med Makkarî hazretlerinin buyurduğu gibi:
“Fütüvvet demek, gücendiğin kimseye iyilik etmek, sevmediğine ihsânda bulunmak ve sıkıldığın kimseye güler yüzlü olmaktır.”  
Logged

Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yârin kitâb-ı hüsnünün Hayrânı olmuştur gönül
Bülbül gibi gül yüzünün Nâlânı olmuştur gönül...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

SMF 2008 SMF © 2006, Simple Machines LLC