Gönüllere İnen Ses
30 Cemaziye'l-Ahir 1433
21 Mayıs, 2012, 16:48:59 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Bir zekâ hârikası İbn-i Şihab ez-Zühri
Cevap SayisiCevap Sayisi: 1 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 240 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bir zekâ hârikası İbn-i Şihab ez-Zühri  (Okunma Sayısı 240 defa)
18 Ekim, 2008, 10:35:32
Erguvan

Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 35

Konu Sayısı: 1651 Mesaj Sayısı: 2996

Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar

Online

Uyarı Puanı:
%0
« :»

            Bir zekâ hârikası İbn-i Şihab ez-Zühri

     İbn-i Şihab ez-Zühri hazretleri Tâbiîn devrinin meşhûr âlim ve velîlerindendir. 672 (H.52) târihinde doğup, 742 (H.124) senesinde, Şam’da vefât etmiştir. Bir zekâ ve fazîlet hârikasıydı. Kur’ân-ı kerîmi seksen gecede ezberlemişti. Medîne-i münevveredeki “Fukahâ-i Seb’a”, yâni yedi meşhûr âlimin bildirdikleri fıkıh bilgilerinin hepsini öğrenmişti.


Zührî, Resûlullah (S.A.V) Efendimizin mübârek hadîs-i şerîflerinin sağlam şekilde zaptedilmesi için, ilk çalışmayı başlatan büyük bir âlimdir. Hadîs-i şerîfleri önce o toplayıp kitap hâline getirmiştir.

Zührî hazretleri buyurdu ki:
“Tam ehil olmadan fetvâ veren kimse, Allahü teâlânın nezdinde mes’ûl olur. Böyle kimse, Cehennem’in tâ kenârındadır.”

“Biz bir âlime gittiğimizde, bize göre, ondan edep ve terbiyeyi öğrenmek, onun ilminden istifâde etmekten önce gelirdi.”

“Bizden önceki büyüklerimizden duydum: Sünnete sarılmak, insanın dünyâ ve âhirette kurtuluşuna vesîledir. İlmi yaşatmak din ve dünyâ işlerinin iyi olmasını temin eder. İlim giderse, din ve dünyâ da gider. Her şeyin nizam ve intizâmı bozulur.”

“Bir gün Ubeydullah bin Abdullah Utbe’nin yanına gittim. Sinirli bir hâli vardı. Kızma sebebini sordum. Az önce bir yere uğradım. Selâm verdim, almadılar. Doğrusu hayret ettim dedi. Bunun üzerine ona; ‘Buna hiç hayret etme. Nedense bâzı kimseler, kötü bir huy olduğu halde, kibirden sakınmıyorlar. Halbuki, topraktan yaratıldı. Yine ona dönecek’ dedim.”
Logged

Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yârin kitâb-ı hüsnünün Hayrânı olmuştur gönül
Bülbül gibi gül yüzünün Nâlânı olmuştur gönül...
18 Ekim, 2008, 10:36:17
Erguvan

Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 35

Konu Sayısı: 1651 Mesaj Sayısı: 2996

Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar

Online

Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #1 :»


Zührî hazretleri şöyle nakleder:
“Bedir Gazasında Ubeyde (Ebû Amr) radıyallahü anh ile müşriklerden Utbe birbirlerine karşılıklı hamle yaptılar. Birbirlerine gâlib gelemediler. Hazreti Hamza ile Hazreti Ali rakiblerini öldürdükten sonra Ubeyde’yi yaralıyan Utbe’ye hücum ettiler. Onu öldürüp Hazreti Ubeyde’yi Resûlullah efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) huzuruna getirdiler.

Ubeyde’nin bacağı kesilmiş, kemiğinin iliği akıyordu. Peygamber efendimize; ‘Yâ Resûlallah! Ben şehîd değil miyim?’ diye sordu. (Evet, şehîdsin) buyurdular. Bunun üzerine Hazreti Ubeyde; ‘Resûlullahı korumak için onun etrafında, oğullarımızı, hanımlarımızı ve canımızı feda ederek öldürülmedikçe kimseye teslim etmeyiz’ diye Ebû Tâlib’e söz vermiştik. Sağ olsaydı sözümüzde durduğumuzu görürdü” dedi.
Logged

Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yârin kitâb-ı hüsnünün Hayrânı olmuştur gönül
Bülbül gibi gül yüzünün Nâlânı olmuştur gönül...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

SMF 2008 SMF © 2006, Simple Machines LLC