Gönüllere İnen Ses
30 Cemaziye'l-Ahir 1433
21 Mayıs, 2012, 16:28:22 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Asr-ı Saadette Bayramlaşma
Cevap SayisiCevap Sayisi: 1 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 346 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Asr-ı Saadette Bayramlaşma  (Okunma Sayısı 346 defa)
29 Eylül, 2008, 17:05:09
Deryagül

Hüzn-ü Hazan
Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 32

Konu Sayısı: 1309 Mesaj Sayısı: 2245

Nerden:
Medine-i Münevvere


Offline

Uyarı Puanı:
%0
« :»

ASR-I SAÂDETTE BAYRAMLAŞMA


     Ramazan ve Kurban bayramı kutlamaları Asr-ı Saâdet’te musallâ (namazgâh) adı verilen geniş bir alanda kadınların ve genç kızların da katıldıkları bayram namazı ile başlardı.

   İlk def‘a bayram namazı, musallâda hicretin ikinci yılında kılındı. Kurban bayramında Zilhicce ayının onuncu günü kılınmıştır. Hz. Peygamber (s.a.v.) musallâda kurbanını keserdi. Bayramların kalabalıkla ve büyük bir coşku içinde kutlanmasını arzu ederdi. Hattâ kimseye zarar verme söz konusu olmadığı durumlarda silâhlarla folklor gösterilerine dahî izin verirdi.

   Mescid-i Nebevî’nin toprak zemîni üzerinde bir grup Habeşlinin oynadığı mızrak-kalkan oyunlarını hanımı Hz. Âişe (r.a.) ile birlikte seyretmiştir. Ayrıca, kendisi seyretmemekle birlikte, Hz. Âişe (r.a.)’nın yanında cariyelerin def çalıp oynamalarına izin vermiştir.

   Hz. Peygamber (s.a.v.)’in Ramazan bayramlarında namazgâha çıkmadan önce hurma yeme âdeti bir sünnet telâkkî edilmiş; bu anlayış, bayramlarda tatlı ikrâmı geleneğini doğurmuştur. Tebrikleşme de vardı. İlk Müslümanların, muhtemelen, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in “Allahım! Muhammed’den, Muhammed âilesinden ve Muhammed ümmetinden kabul et”! demesinden mülhem olarak “Allah bizden ve sizden kabul etsin” duâsıyla tebrikleştikleri mervîdir.

   Hz. Peygamber (s.a.v.) zamanındaki eğlencelerden birisi de hayvan yarışları idi. Burada söz konusu olan, birbirinin hayatına kastedecek veya yaralayacak şekilde dövüştürülmesi câiz olmayan hayvanların yarıştırılmasıdır. Bu hayvanlar da at, katır, deve gibi binek hayvanlarıdır. Hz. Peygamber (s.a.v.) bu yarışları teşvik etmiştir. Yarışların mesâfesi, idmansız atlar için yaklaşık 1600 m. uzunluğunda, Seniyyet’ül-Vedâ ile Benî Züreyk Mescidi arası; özel olarak yarışa hazırlanmış atlar için ise, yaklaşık 10 km. uzunluğunda, Hafyâ ile Seniyyetü’l-Vedâ arası idi. Bu yarışlar bizzat Hz. Peygamber (s.a.v.)’in öncülüğünde yapılıyor ve yarışı kazananlar ödüllendiriliyordu.        

(İbrahim Sarıçam, Hz. Muhammed (s.a.v.) ve Evrensel Mesajı, 323.s.)
Logged

Beni bir ben bilirim, bir de Yaradan,
Bana bir ben gerek, bir de beni anlayan...

05 Kasım, 2011, 12:28:33
Erguvan

Emektar Yönetici
Süper Kardeş
*

Rep: 35

Konu Sayısı: 1651 Mesaj Sayısı: 2996

Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar

Online

Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #1 :»

Tekrar okuyup, hatırlayıp, istifade edelim inşaallah.
Logged

Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN

Resimlerin Görüntülenmesine izin Verilmiyor Resimleri Görebilmek Için Kayıt Olun veya Giriş Yapın

Yârin kitâb-ı hüsnünün Hayrânı olmuştur gönül
Bülbül gibi gül yüzünün Nâlânı olmuştur gönül...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

SMF 2008 SMF © 2006, Simple Machines LLC