Erguvan
Emektar Yönetici
Süper Kardeş

Rep: 35
Konu Sayısı: 1651
Mesaj Sayısı: 2996
Nerden: Medine-i Münevvere - Gül kokulu diyar
Uyarı Puanı:
%0
|
 |
« :» |
|
Kur'ân-ı Kerim Hakkında
Ebu’s-Suud Efendi’nin beyânı vechile;
‘Lev enzelnâ hâze’l kur’âne’ âyet-i celîlesi Kur’ân’ın uluvv-i şânını beyân, mev‘ıza ve nesâyihte olan tesirinin kuvvetini temsil için buyurulmuştur.
Kur’ân’ın ahkâmıyla dağlar mükellef olmadığı halde eğer Kur’ân-ı azîmü’ş-şân dağların üzerine nâzil olmuş olsaydı onların müteessir olup Cenâb-ı Allâh’ın korkusundan parça parça yarılacağı beyân buyurulduğuna nazaran insanların Kur’ân’ın ahkâmıyla mükellef ve itâata mecbûr oldukları halde kalblerinin müteessir olmaması kalblerinin pek katı ve hasta olduğuna delâlet etmektedir.
Ebû Bekir Verrâk -rahimehullah-’ın küçük oğlu Kur’ân okumağa hocaya giderdi. Bir gün benzi sararmış olarak ve titreyerek erkenden hocasından geldi. Babası:
Ey oğul sana ne oldu, dedi.
Ey baba! Bu gün üstadım bana Kur’ân âyetinden bir ders verdi. Onun ma‘nâsını işittim, korkumdan bu hale geldim, dedi.
Ey oğul o âyet hangi âyettir, dedi. Oğlu:
“Eğer küfür üzerine devam eder de kalırsanız nefsinizi azâbdan nasıl saklayacaksınız? O günde ki, o günün şiddetinden çocuklar ihtiyarlar. Yani saçları ağarır.” (Müzzemmil s. 17)
İşte bu âyet-i celîlenin ma‘nâsını o çocuk üstâdından anlayınca korkusundan hasta oldu. Ölüm döşeğine düştü, can verdi, öldü. Babası oğlunun kabrine giderdi, ağlardı ve der idi ki:
- Senin oğlun Kur’ân’dan bir âyet işitti, Allâh korkusundan can verdi, sen ise bu kadar zaman Kur’ân okur hatmedersin, ömrün artık sona erdi, ecelin de yaklaştı fakat hâlâ hukûk-i ilâhiyeden çocuk kadar korkmazsın! Meğer senin gönlün kara taştan da katı imiş ki, kalbine Kur’ân-ı azîmü’ş-Şân tesir etmiyor.
(Hz. Mahmûd Sâmî Ramazânoğlu (k.s.), Musâhabe 2, 28-31.s.)
|